Piyasa verileri yükleniyor...
Küba'nın zor denklemi: Baskı, kriz ve gelecek

Karayip ülkesi Küba, ABD yönetiminin uyguladığı sıkı yaptırımlar ve petrol ambargosu nedeniyle tarihinin en derin ekonomik ve enerji krizlerinden birini yaşıyor. Günde 22 saati bulan elektrik kesintileri halkın tepkisine neden olurken, uluslararası arenada adadaki siyasi sistemin geleceğine dair farklı senaryolar tartışılıyor. Diplomatik temaslar ve ekonomik darboğaz, Küba yönetiminin manevra alanını giderek daraltıyor.

HABERIN DEVAMI

Trump yönetimi Ocak 2025’ten beri Küba’ya yapılan petrol sevkiyatlarını ciddi şekilde kısıtladı. Bu durum yakıt kıtlığına, fiyatlarda keskin artışlara ve uzun süreli elektrik kesintilerine yol açtı. Ülke, Mart 2026’da üç kez ülke çapında elektrik kesintisi yaşadı. Bundan sonra asıl soru, Küba'nın krizde olup olmadığı değil, bu krizin bir rejim değişikliğiyle sonuçlanıp sonuçlanmayacağıdır.

Washington’un 'Azami Baskı' Stratejisi

ABD Başkanı Donald Trump'ın stratejisi üç eş zamanlı eksen üzerinde işliyor.

İlk olarak 3 Ocak 2026'da eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun yakalanması, Küba'nın petrol ithalatının %80 ila %90'ını bir anda ortadan kaldırdı.

İkinci olarak, 29 Ocak'ta Trump tarafından imzalanan ve Küba'ya ham petrol tedarik eden her ülkeye gümrük vergisi uygulayan 14380 sayılı Yürütme Kararnamesi, Meksika'nın sevkiyatları askıya almasına ve Sahil Güvenlik’te en az yedi tankerin durdurulmasına neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, herhangi bir normalleşmenin olmazsa olmaz koşulu olarak yönetim değişikliği talep etti.

Son olarak, Ocak 2026’dan bu yana Trump yönetimi Küba’ya karşı 240’tan fazla yaptırım uyguladı. Rubio ise Küba’nın ABD kıyılarına 90 mil uzaklıkta Çin ve Rusya istihbarat üslerine ev sahipliği yaptığı iddiasını gerekçe gösterdi.

Enerji Krizi: Rakamların Sert Gerçeği

Kübalı yetkililer, adada petrol ve mazotun tükendiğini doğruladı. Enerji ve Madenler Bakanı Vicente de la O Levy, elektrik şebekesinin “kritik durumda” olduğunu ve kesintilerin günde 22 saate kadar çıktığını belirtti.

Küba’nın GSYİH’si 2019’dan bu yana %23 düştü, 2026 için ise %7,2’lik ek düşüş öngörülüyor. 2021’den bu yana nüfusun %10’una denk gelen 1 milyondan fazla göç, ülke nüfusunu ciddi şekilde azaltmış durumda.

Miguel Díaz-Canel Yönetimi Ne Kadar Kırılgan?

Miguel Díaz-Canel, Küba’nın cumhurbaşkanı olsa da ülkedeki siyasi güç tek elde değil.

Küba tek partili bir devlet ve en güçlü kurum Küba Komünist Partisi. Bu yapı, Maduro benzeri kişisel bir çöküş senaryosunu zorlaştırıyor.

Díaz-Canel döneminde 2021 protestoları, 1959’dan bu yana en büyük toplumsal olaylardan biri oldu. Hükümet sert müdahalede bulundu ve yüzlerce kişi tutuklandı. Günümüzde ise elektrik kesintileri ve kıtlık, halk tepkisini yeniden artırıyor.

Buna rağmen Küba, 1959’dan beri aynı sistemle ayakta kaldı; SSCB’nin dağılması ve Venezuela’nın zayıflaması gibi krizleri atlattı.

Ratcliffe Ziyareti: Diyalog mu Baskı mı?

CIA Direktörü John Ratcliffe, 15 Mayıs’ta Havana’da üst düzey görüşmeler yaptı. Görüşmelerde ekonomik istikrar, istihbarat işbirliği ve güvenlik ele alındı.

Ratcliffe, “gerçek bir işbirliği fırsatı” sunduğunu ancak bunun sınırsız olmayacağını ve ABD’nin “kırmızı çizgileri” olduğunu ifade etti.

Bu ziyaret, aynı zamanda ABD’nin Küba’ya yönelik “azami baskı + kontrollü temas” stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Küba İçin Olası Senaryolar

Yakın gelecekte üç ana senaryo öne çıkıyor:

Birincisi, sınırlı müzakere anlaşması: Küba bazı siyasi tavizler karşılığında kısmi enerji rahatlaması sağlayabilir.
İkincisi, kademeli çöküş: ekonomik baskı rejimin kontrolünü aşan bir krize dönüşebilir.
Üçüncüsü, dış destek beklentisi: Rusya, Çin ve İran’dan yardım ihtimali; ancak bu desteğin kapasitesi sınırlı.

Rusya’nın yardımı sembolik kalırken, Çin ABD yaptırımları nedeniyle temkinli davranıyor. İran ise kendi yaptırımları nedeniyle sınırlı kapasiteye sahip.

Meksika, İspanya ve Brezilya “diyalog” çağrısı yaparken Almanya, askeri müdahale için gerekçe olmadığını belirtiyor.

ABD Küba kökenli Senatör Marco Rubio’nun sert çizgisi ise politikayı daha da katılaştırıyor.

Baskının Ötesinde Bir Kırılma Noktası

Küba kısa vadede çökmeyecek; ancak enerji, ekonomi ve siyasi baskı üçgeni her geçen hafta manevra alanını daraltıyor.

Washington’un “ulusal güvenlik” yaklaşımının bedelini ise doğrudan halk ödüyor.

Latin Amerika’daki tarihsel deneyimler, dış müdahalelerin her zaman istikrar üretmediğini gösteriyor. Küba örneği de bu tartışmanın merkezinde durmaya devam ediyor.

İlişkili Haber
Raul Castro, Maduro gibi kaçırılabilir mi? ABD donanması Karayipler'de

Raul Castro, Maduro gibi kaçırılabilir mi? ABD donanması Karayipler'de

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...