Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran'da tırmanan gerilimi düşürmek ve krizi hızlı bir şekilde çözüme kavuşturmak amacıyla diplomatik temaslarını sıklaştırdı. Kremlin'den Cuma günü yapılan açıklamada, Rus liderin arabuluculuk misyonu kapsamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile kritik telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği bildirildi.
Netanyahu'ya 'Yapıcı Diyalog' Çağrısı
Moskova yönetimi, Tahran'ın müttefiki olarak konumlanmasına rağmen İsrail ile de uzun süredir devam eden iş ilişkilerini koruyor. Kremlin'in açıklamasına göre Putin, İsrail Başbakanı Netanyahu ile yaptığı görüşmede, Rusya'nın arabuluculuk çabalarını sürdürmeye ve 'ilgili tüm devletlerin katılımıyla yapıcı diyaloğu teşvik etmeye' istekli olduğunu ifade etti. Rus liderin, Orta Doğu'da istikrarın artırılmasına yönelik önerilerini Netanyahu'ya ilettiği belirtildi, ancak arabuluculuk planının detaylarına dair kamuoyuna bilgi verilmedi.
Bölgedeki tansiyon, İran'da geçtiğimiz ay başlayan protestoların bastırılmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni askeri saldırı tehditleriyle yükselmişti. Moskova, Trump'ın bu tehditlerini kınadığını duyurmuştu. Geçtiğimiz yıl İsrail ve ABD'nin İran'ın nükleer tesislerini bombaladığı ve İran ile İsrail arasında 12 gün süren bir savaş yaşandığı hatırlatıldı.
Tahran ile Stratejik Ortaklık Vurgusu
Putin'in diplomatik trafiğindeki diğer isim ise İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan oldu. Görüşmede Pezeşkiyan'ın, Tahran yönetiminin ülke içindeki durumu normalleştirmek için sürdürdüğü çabalar hakkında Putin'e bilgi verdiği aktarıldı.
Kremlin açıklamasında, 'Rusya ve İran'ın, hem İran'ı çevreleyen hem de bir bütün olarak bölgedeki gerilimi en kısa sürede düşürmeyi ve ortaya çıkan sorunları yalnızca siyasi ve diplomatik yollarla çözmeyi tutarlı bir şekilde desteklediği kaydedildi' ifadelerine yer verildi. Ayrıca iki liderin, ülkeleri arasındaki stratejik ortaklığa ve ortak ekonomik projelerin uygulanmasına olan bağlılıklarını teyit ettikleri vurgulandı. Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Rusya'nın İran ile ilişkilerini derinleştirdiği ve Putin'in geçen yıl Pezeşkiyan ile 20 yıllık bir stratejik ortaklık anlaşması imzaladığı biliniyor.
Öte yandan, bünyesinde Rusya, Çin, Hindistan ve İran'ı barındıran Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) de konuya ilişkin bir açıklama yayınladı. Örgüt, İran'ın iç işlerine yönelik dış müdahalelere karşı çıktığını belirterek, yaşanan huzursuzluğun zeminini hazırlayan unsurun Batı yaptırımları olduğunu savundu.
ŞİÖ açıklamasında, 'Tek taraflı yaptırımlar, devletin ekonomik istikrarı üzerinde önemli bir olumsuz etki yaratmış, halkın yaşam koşullarının kötüleşmesine yol açmış ve İran İslam Cumhuriyeti Hükümeti'nin sosyo-ekonomik kalkınmayı sağlayacak tedbirleri uygulama kabiliyetini nesnel olarak sınırlamıştır' denildi.
Moskova İçin Müttefik Kaybı Endişesi
İran'da 28 Aralık'ta yüksek enflasyon nedeniyle başlayan ve yaptırımların etkisiyle derinleşen ekonomik kriz protestoları, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana yönetime karşı en büyük meydan okumalardan birine dönüşmüş durumda. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesi ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD tarafından yakalanarak yargılanmak üzere New York'a götürülmesinin ardından, İran liderliğinin de tehdit altında olması Moskova için ciddi bir endişe kaynağı oluşturuyor.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya'nın İran'a ne tür bir destek sağlayabileceği sorusuna, 'Rusya halihazırda sadece İran'a değil, tüm bölgeye ve bölgesel istikrar ile barış davasına yardım sağlamaktadır. Bu kısmen, Sayın Başkan'ın gerilimi düşürmeye yönelik çabaları sayesindedir' yanıtını verdi. Batılı güçler İran'ı gizli bir nükleer silah programı yürütmekle suçlarken, Rusya Tahran'ın barışçıl nükleer enerji hakkını savunduğunu belirtiyor.


