Şiddetli yağışların ardından çöken maden kuyularında en az 200 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.
Yetkililer, göçüğün hafta ortasında etkili olan yoğun yağışlar sonrası meydana geldiğini ve birden fazla maden kuyusunun aynı anda çöktüğünü açıkladı.
Göçük M23 kontrolündeki bölgede meydana geldi
Facianın yaşandığı Rubaya bölgesi, M23 isyancı grubunun kontrolü altında bulunuyor. Bölgede güvenlik ve denetim eksikliğinin uzun süredir bilinen bir sorun olduğuna dikkat çekiliyor.
M23 grubuna bağlı sözcü Lumumba Kambere Muyisa, yaptığı açıklamada ölenlerin büyük bölümünün kayıt dışı çalışan madenciler olduğunu belirtti. Muyisa, enkaz altında kalanlar arasında kadınlar ve çocukların da bulunduğunu doğruladı.
Kayıt dışı madencilik can almaya devam ediyor
Rubaya'daki koltan madenlerinde, yıllardır ilkel koşullarda ve herhangi bir güvenlik önlemi olmadan madencilik yapıldığı biliniyor. Uzmanlar, özellikle yağışlı dönemlerde bu tür göçüklerin kaçınılmaz hale geldiğini vurguluyor. Koltan, cep telefonları ve elektronik cihazlarda kullanılan tantal elementinin ana hammaddesi olması nedeniyle bölge için büyük ekonomik önem taşıyor. Ancak bu değerli maden, çoğu zaman yoksulluk, çocuk işçiliği ve ölümle anılıyor.
Yaralılar çevre hastanelere sevk edildi
Göçükten yaralı olarak kurtarılanlar, ilk müdahaleleri yapılmak üzere çevredeki sağlık merkezlerine götürüldü. Durumu ağır olan yaralıların ise yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki Goma kentine sevk edileceği bildirildi. Arama kurtarma çalışmalarının, bölgede devam eden güvenlik sorunları ve altyapı yetersizliği nedeniyle zor şartlar altında sürdüğü ifade ediliyor.
Bölgede benzer facialar daha önce de yaşanmıştı
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, özellikle doğu kesimlerinde sık sık maden kazalarıyla gündeme geliyor. Daha önce de altın ve koltan madenlerinde benzer göçükler meydana gelmiş, yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. İnsan hakları örgütleri, ülkede madencilik faaliyetlerinin uluslararası denetim altına alınması ve kayıt dışı çalışmanın önlenmesi çağrısında bulunuyor.

