Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu olan sokak sanatçısı Ozan Kıran, başkentteki kırık ve hasarlı kaldırım taşlarını onarıp renklendiriyor. Kıran, kentin farklı noktalarından aldığı hasarlı taşları atölyesine götürerek, önce yüzeylerini boyuyor; ardından hazırladığı farklı emojiler, geleneksel halı desenleri ve oyun karakteri figürlerini taşların üzerine yerleştirip epoksi ile kaplıyor.
Kuruma sürecinin ardından taşlar yeniden kaldırıma monte ediliyor. Kıran, şimdiye kadar Ankara’nın en gözde semtlerinden Bahçelievler’de birçok caddeyi kırık kaldırım taşlarını sanatla renklendirerek dönüştürdü. Sanatçı, belediyelerle iş birliği yaparak ‘gri şehir’ olarak bilinen Ankara’da daha fazla caddeye ulaşmayı ve çalışmalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor.
"Gri Şehre Ufak Renkler Katıyorum"
Kıran, ilk başta kaldırımlardaki boşluğu doldurmak istediğini belirterek, ‘Bunu da heykel mezunu olarak ancak sanatla yapabileceğimi düşündüm ve böyle değerlendirdim. Kaldırım taşları araçların çıkması sebebiyle kırılıyor muhtemelen, bazıları da eksiliyor. Hatta bazı taşlar da yerine koymadan diğerleri de kırılıyor ve yerleri değişiyor. Onları kendimce bir onarma ve düzeltme işine girdim. Toplumsal bir fayda sağladığımı düşünerek yaptım tabii. Protest bir mesaj değil ama zaten her eserin kendi içinde farklı mesajları oluyor. Örneğin yaptığım son eserde smile (gülücük) desenli bir iş vardı. Genelde yürürken kafası yere eğik bir insanı düşünerek yapıyorum çalışmalarımı. İnsanlar yaptığım eserle göz göze gelerek kendilerini hoş hissedebilir diye düşünüyorum. Bu gri şehir olayını biraz değiştirip, ufak renkler katıyorum çevreye’ diye konuştu.
Sanat ve Teknoloji Bir Arada
Kırık kaldırım taşlarını tespit ederek işe başladığını anlatan Kıran, ‘Kırık parçayı alıp atölyeme getiriyorum. Atölyede ortalama 3-4 günlük bir süreç içerisinde gereken işlemleri yapıp hazırlıyorum. İçine koyacağım malzemenin sanatsal altyapısını tasarlıyorum önce. Bazen elle bazen de bilgisayarla yaptığım çizimler üzerinden malzemeleri değerlendiriyorum, taşla birlikte kalıplara yerleştiriyorum ve hazırlıyorum. Kat kat epoksi döküyorum. Bu epoksi malzemenin de kuruması zaman aldığı için ortalama 3-4 gün sürüyor. Gerektiği zaman 3D yazıcı ve CNC makinesi kullanıyorum. Sprey boya da kullandığım oluyor. Birçok şeye hakim olmaya çalışıyorum malzemeye ve tekniğe. Aslında hiçbiri tam profesyonel olduğum alanlar değil ama kendim araştırarak ve öğrenerek güzel şeyler üretmeye çalışıyorum’ dedi.
"Griyi Birlikte Değiştirebiliriz"
Yaptığı çalışmaların çevresinden genellikle olumlu tepkiler aldığını belirten Kıran, ‘Bazen linçleyenler de oluyor ama genel duruma baktığımda olumlu tepkiler oldu çevremden. Kamusal bir hizmet gibi anlaşıldığı için insanların hoşuna giden nokta bu oluyor. Eski halinden daha iyi olduğunu savunanlar olduğu gibi kötü olduğunu savunanlar da oluyor. Kaldırım taşlarını yerleştirirken gelip tanışmak isteyenler bile oluyor. Bu da bir heykel aslında. Yere koyduğumuz zaman 2 boyuta dönüyor, ama içinde 3 boyutlu heykelcikler var. İlerisi için kamusal hizmetler adına birkaç fikrim ve projem var. Avrupa’da bu tarz sokak sanatları yaygın. Belediyelerle iş birliği içinde çevreyi güzelleştirebiliriz. Griyi değiştirebiliriz ya da birlikte yeni eserler üretebiliriz. Çalışmalarımı sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada yapmak istiyorum. Zarar görmüş her şeyi onarma felsefesi zaten aslında yaptıklarım’ ifadelerini kullandı.

