Kyodo ajansının haberine göre, Japonya Kabine Başsekreteri Kihara Minoru, olağan basın toplantısında Çin Ticaret Bakanlığının 6 Ocak'ta aldığı karara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çin'in yasağa gerekçe olarak sunduğu nedenlerin 'belirsiz' olduğunu vurgulayan Kihara, bu adımın 'uluslararası pratiklerden ciddi biçimde saptığını' ve 'kesinlikle kabul edilemez' olduğunu ifade etti.
Kihara, söz konusu yasağın, elektrikli araçlardan gelişmiş silah sistemlerine kadar geniş bir ürün yelpazesi için kritik öneme sahip nadir toprak elementlerini kapsayıp kapsamadığının yakından inceleneceğini söyledi.
İkili kullanımlı ürünler, hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılabilen mal, yazılım ve teknolojiler olarak tanımlanıyor.
Çin: Tedbir ulusal güvenlik gerekçesiyle alındı
Çin Ticaret Bakanlığı, 6 Ocak'ta yaptığı açıklamada, ikili kullanıma sahip ürünlerin Japonya'daki askeri son kullanıcılara ve ülkenin askeri kabiliyetlerini geliştirmeye katkı sağlayan tüm son kullanıcılara satışının yasaklandığını duyurmuştu. Açıklamada, kararın ulusal güvenliği ve çıkarları korumak ile silahların yayılmasının önlenmesine yönelik uluslararası yükümlülükler kapsamında alındığı belirtilmişti.
Tayvan gerilimi sonrası diplomatik kriz derinleşti
Çin'in yasak kararı, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'nin, Tayvan'a yönelik olası bir askeri müdahalenin Japonya'nın varlığını tehdit edeceği ve bu durumda askeri güç kullanılabileceği yönündeki açıklamalarının ardından geldi. Takaiçi, 7 Kasım 2025'te Japon Parlamentosu Diet'te yaptığı konuşmada, bu ihtimali ilk kez açık şekilde dile getirmiş, sözleri Tayvan'ı topraklarının parçası olarak gören Çin'in sert tepkisine yol açmıştı.
Bu açıklamalarla birlikte Takaiçi, Japonya'nın uzun süredir benimsediği 'stratejik belirsizlik' yaklaşımından farklı bir tutum sergilemişti. Tepkiler üzerine sözlerinin varsayımsal olduğunu ve gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını söyleyen Takaiçi, ancak ifadelerini geri almayı reddetmişti.
Pekin yönetimi, gelişmelerin ardından Japonya'nın Pekin Büyükelçisi Kenji Kanasugi'yi Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası verdi. Kriz; seyahat uyarıları, uçuş iptalleri, engellenen konserler, ithalat yasakları, siyasi polemikler ve askeri sürtüşmeler gibi başlıklara uzanan geniş bir alana yayıldı.

