İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyi ve doğusuna yönelik hava ve topçu saldırıları devam ediyor. Ülkenin farklı bölgelerinde birçok yerleşim yeri hedef alınırken, saldırıların yoğunluğu dikkat çekiyor.
Lübnan’ın güneyinde yer alan Yukarı Nebatiye, Kefer Tebnit ve Nakura beldeleri hava saldırılarının hedefi oldu. Aynı zamanda bazı bölgelerde topçu atışlarının da sürdüğü bildirildi.
Hastane Çevresi Ve Yerleşim Alanları Vuruldu
Bint Cubeyl beldesinde bulunan Şeyh Salah Gandur Hastanesi çevresi, insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının hedefleri arasında yer aldı. Ayrıca Habbuş beldesi ile Nebatiye yolu üzerinde bulunan bir bina da roket saldırısına maruz kaldı.
Saldırıların, sivil yerleşim alanlarını da kapsaması dikkat çekti.
Doğu Lübnan’da Da Saldırılar Devam Ediyor
İsrail ordusu, Lübnan’ın doğusunda bulunan Mişgara beldesine de hava saldırısı gerçekleştirdi. Bu gelişme, çatışmaların yalnızca güneyle sınırlı kalmadığını, ülkenin farklı bölgelerine yayıldığını ortaya koydu.
Öte yandan Nakura beldesi yakınlarındaki Labbuna Dağı, topçu atışlarıyla hedef alınan noktalar arasında yer aldı.
Çatışmalar 2 Mart’tan Bu Yana Sürüyor
İsrail ordusu, 2 Mart’ta Lübnan’dan füze atıldığını tespit ettiğini açıklamış ve bunun ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiğini duyurmuştu. Bu gelişmenin ardından İsrail, Lübnan genelinde geniş çaplı saldırılar başlattı.
Başkent Beyrut’un da hedef alındığı saldırılarda, hava ve denizden yoğun operasyonlar düzenlendiği bildirildi. Ayrıca kara harekâtının genişletilmesi yönünde karar alındığı açıklandı.
Can Kaybı Ve Yerinden Edilme Sayısı Artıyor
Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 1024’e, yaralı sayısı ise 2 bin 740’a yükseldi.
Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetimi birimleri ise saldırılar ve işgal nedeniyle zorla yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıkladı.
Bölgedeki Gerilim Yüksek Seviyede
Lübnan’ın farklı bölgelerinde devam eden saldırılar, bölgedeki gerilimin sürdüğünü gösteriyor. Hava, kara ve deniz unsurlarının kullanıldığı operasyonlar, ülkede güvenlik durumunu daha da hassas hale getiriyor.

