İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun uzun süredir devam eden yolsuzluk davasında hareketli günler yaşanıyor. Kudüs Bölge Mahkemesi, Netanyahu'nun bu hafta yapılması planlanan ifade işlemlerinin iptal edilmesine yönelik sunduğu talebi karara bağladı. Mahkeme, savcılığın itirazlarına rağmen Başbakan lehine bir adım attı.
Güvenlik ve Siyasi Gerekçeler Ön Planda
İsrail medyasında yer alan bilgilere göre, Kudüs Bölge Mahkemesi, Netanyahu’nun sunduğu iptal talebini "güvenlik ve siyasi" mülahazaları gerekçe göstererek kabul etti. Savcılık makamı, davanın işleyişi açısından bu talebe karşı çıksa da mahkeme heyeti, Başbakan’ın içinde bulunduğu mevcut şartları göz önünde bulundurarak erteleme yönünde irade gösterdi.
Bu karar doğrultusunda, yarın gerçekleştirilecek duruşmada İsrail Başbakanı yerine bir başka tanığın dinlenmesine karar verildi. Salı günü yapılması planlanan duruşma ise tamamen takvimden çıkarılarak iptal edildi.
Erteleme Talepleri Devam Ediyor
Netanyahu, geçtiğimiz hafta da benzer gerekçelerle duruşmaların iki hafta süreyle ertelenmesini talep etmişti. O süreçte mahkeme, talebin sadece bir haftalık kısmını onaylamış ve bu hafta yapılacak oturumlar için yeni bir başvuru yapılmasını şart koşmuştu. Son alınan kararla birlikte, Netanyahu’nun hukuk ekibinin stratejik hamleleri mahkeme nezdinde karşılık bulmuş oldu.
Netanyahu Hakkındaki Ağır Suçlamalar: 1000, 2000 ve 4000 Nolu Dosyalar
İsrail Başbakanı, kamuoyunda "1000", "2000" ve "4000" numaralı dosyalar olarak bilinen üç farklı soruşturma kapsamında yargılanıyor. Yaklaşık 6 yıldır süren bu davalarda Netanyahu'ya yöneltilen temel suçlamalar şunlardır:
Rüşvet almak,
Dolandırıcılık yapmak,
Görevi kötüye kullanmak.
Af Başvurusu ve Trump'ın Mektubu
Davanın seyri kadar, dış dünyadan gelen tepkiler ve af süreçleri de dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, Kasım 2025 tarihinde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a bir mektup göndererek, Netanyahu'nun affedilmesi yönünde telkinde bulunmuştu.
Netanyahu, yargı sürecinin başlarında kesinlikle af talebinde bulunmayacağını beyan etmesine rağmen, geçtiğimiz Kasım ayının sonunda bu tutumunu değiştirdi. Başbakan, 6 yılı bulan yargılama sürecinin ardından, hakkındaki suçlamalardan muaf tutulması için resmen Cumhurbaşkanı Herzog'un kapısını çalarak af başvurusunda bulundu.
