Zamir, İsrail ordusunun İran’a karşı yürüttüğü operasyonlarla ilgili detaylar verirken, ABD ordusuyla yürütülen işbirliğine de dikkat çekti.
Zamir, ülkenin kuzey sınırındaki komutanlarla güvenlik durumunu ele aldığı toplantının ardından yaptığı açıklamada, "Hizbullah ciddi bir darbe almadan ve silahsızlandırılmadan savaşı kesinlikle sonlandırmayacağız" dedi. "Kendimizi tek başımıza nasıl savunacağımızı biliyoruz." diye de ekledi.
İsrail’in askeri hedeflerinin yalnızca İran’a yönelik olmadığını, Hizbullah’ın etkisiz hale getirilmesinin de öncelikli olduğunu vurguladı.
ABD ile "Benzersiz İşbirliği" İddiası
Zamir, İsrail ordusunun operasyonlarında ABD ile yürüttüğü işbirliğine dikkat çekti:
"İran rejimine yönelik saldırılar düzenliyoruz ve ABD ordusuyla benzersiz bir işbirliği içinde hareket ediyoruz. Aynı anda birden fazla cephede faaliyet göstermek üzere planlama yapıp hazırlandık. Planlarımız uzun süredir hazır ve bu fırsatı değerlendireceğiz."
Bu açıklamalar, İsrail’in hem Lübnan hem de İran’a karşı koordineli ve kapsamlı bir strateji yürüttüğünü ortaya koyuyor.
Lübnan Hükümeti ve Ordusuna Uyarı
Zamir, Lübnan hükümeti ve ordusunun son dönemde yapılan uyarılara yanıt vermemesi üzerine İsrail’in askeri adımlarını hızlandırdığını ifade etti:
"Saldırılar, Lübnan hükümeti ve ordusunun Hizbullah’ın silahsızlandırılması gerektiği yönündeki uyarılara yanıt vermemesi üzerine gerçekleşti."
Bu durum, bölgedeki tansiyonun artmasına ve İsrail’in askeri operasyonları sürdürme kararlılığının güçlenmesine neden oldu.
İsrail’in Stratejik Hedefleri
Zamir’in açıklamalarına göre, İsrail ordusu yalnızca İran veya Lübnan’dan gelecek tehditlere odaklanmıyor, aynı zamanda bölgedeki stratejik üstünlüğünü pekiştirmek için uzun vadeli planlar yapıyor.
Savaşı yalnızca İran zarar gördüğünde değil, Hizbullah da son derece ağır bir darbe aldığında sona erdireceğiz. Operasyonlarımız, hem ülke güvenliğini sağlamak hem de bölgesel tehditleri bertaraf etmek amacıyla planlandı.
Bölgesel Riskler ve Tansiyon
İsrail’in bu kararlı tutumu, özellikle Lübnan ve İran’ı hedef alan operasyonlar nedeniyle bölgedeki güvenlik risklerini artırıyor. Uzmanlar, Hizbullah’ın askeri kapasitesine yönelik saldırıların, bölgedeki sivil halk üzerinde ciddi etkiler doğurabileceğini belirtiyor.

