İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşmesi planlanan kritik görüşmenin detayları sızmaya başladı. Tel Aviv yönetiminin, İran'ın füze kapasitesini artırması ve geçtiğimiz haziran ayında hedef alınan nükleer tesisleri yeniden inşa etmeye başlaması nedeniyle büyük bir endişe taşıdığı belirtiliyor. Bu kapsamda Netanyahu'nun, ay sonunda Florida'da yapılması beklenen zirvede Trump'a kapsamlı bir saldırı planı sunacağı öne sürülüyor.
İsrail'in İran Endişesi ve Yeni Saldırı Senaryoları
Tel Aviv hükümeti için öncelikli tehdit, Tahran'ın balistik füze üretim tesislerini hızla onarması ve hava savunma sistemlerini yeniden işler hale getirmesi olarak değerlendiriliyor. İsrail tarafı, İran'ın bu askeri kapasite artışının sadece bölge için değil, ABD'nin Orta Doğu'daki çıkarları için de doğrudan bir risk oluşturduğunu savunuyor. Netanyahu, Trump'ı bu tehdidin büyüklüğü konusunda ikna etmek amacıyla Florida'daki görüşmeye özel dosyalarla gitmeye hazırlanıyor.
İddia edilen bu hazırlık süreci, İran'ın son dönemde füze programını genişletme hamlelerine karşı bir 'hızlı müdahale' stratejisi olarak nitelendiriliyor. Ancak İsrail tarafında, Tahran'ın son günlerde müzakere masasına geri dönme isteğini dile getirmesinin, Trump'ı yeni bir askeri operasyon konusunda ikna etmeyi zorlaştırabileceği kaygısı da yaşanıyor.
ABD'nin Katılımı ve Masadaki Dört Seçenek
Netanyahu'nun Trump'a sunacağı dosyalarda, ABD'nin sürece doğrudan katılacağı veya lojistik destek sağlayacağı farklı seçeneklerin yer alması bekleniyor. Daha önceki operasyon süreçlerinde olduğu gibi, masada dört temel senaryonun bulunduğu ifade ediliyor:
- İsrail'in tek başına gerçekleştireceği saldırı,
- İsrail harekatına ABD tarafından verilecek sınırlı destek,
- ABD ve İsrail'in ortak askeri operasyonu,
- ABD'nin tek başına düzenleyeceği saldırı.
Haziran ayındaki harekat öncesinde de benzer bir tablonun oluştuğu ve Trump'ın 'ortak operasyon' seçeneğine onay verdiği hatırlatılıyor. Yeni görüşmede de benzer bir stratejik kararın çıkıp çıkmayacağı, bölgedeki askeri hareketliliğin seyrini belirleyecek.
Bölgedeki Çatışma Süreci ve Ağır Kayıplar
İsrail ve İran arasındaki askeri gerilim, 2024 yılının nisan ve ekim aylarındaki karşılıklı saldırılarla tırmanmıştı. 13 Haziran'da ise İsrail, İran'daki nükleer tesisler ve üst komuta kademesini hedef alan çok daha geniş kapsamlı bir harekat başlatmıştı. Bu operasyonlarda İran Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve çok sayıda üst düzey isimle birlikte 9 nükleer bilim insanı hayatını kaybetmişti.
ABD'nin de 22 Haziran'da Natanz, Fordo ve İsfahan'daki tesislere yönelik saldırılarla destek vermesi üzerine, İran misilleme olarak Katar'daki El-Udeyd Hava Üssü'nü hedef almıştı. Yaşanan bu şiddetli çatışma süreci, 24 Haziran'da Donald Trump'ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesle durulmuştu. Ancak İsrail'in yeni planları, bölgedeki bu hassas dengenin yeniden bozulabileceği sinyalini veriyor.
AA


