Yaklaşık 21 saat süren görüşmelerde taraflar herhangi bir ortak metin ya da anlaşma açıklayamadı. Diplomatik kaynaklara göre görüşmeler, tarafların farklı beklentileri nedeniyle tıkanma noktasına geldi.
Güvensizlik atmosferi müzakerelerin tonunu belirledi
Bekayi, görüşmelerin en kritik sorununun taraflar arasındaki derin güvensizlik olduğunu vurguladı.
“ABD ve İsrail’in 9 ay içinde ikinci kez giriştiği ve 40 gün süren bir savaşın ardından bu görüşmeler yapıldı. Böyle bir ortamda tek bir toplantıda anlaşma beklemek gerçekçi değildi.” ifadelerini kullanan Bekayi, sürecin başından itibaren düşük beklentiyle yürütüldüğünü belirtti.
Diplomatik çevrelerde, müzakerelerin “temkinli iyimserlik” yerine “yüksek güvensizlik” çerçevesinde ilerlediği değerlendirmesi öne çıkıyor.
Hürmüz Boğazı başlığı süreci daha da karmaşıklaştırdı
Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik konularının da gündeme eklenmesi, görüşmelerin seyrini zorlaştırdı.
Bekayi’ye göre özellikle enerji güvenliği ve bölgesel geçiş hatlarına ilişkin başlıkların masaya gelmesi, teknik ve siyasi anlaşmazlıkları artırdı.
Uzmanlar tarafından bölgesel deniz yolları ve enerji akışına dair başlıkların müzakereleri daha karmaşık hale getirdiği değerlendirilirken, bu tür dosyaların ayrı diplomatik kanallarda ele alınmasının daha olası olduğu ifade ediliyor.
İran heyeti Pakistan’dan ayrıldı
Görüşmelerin ardından İran heyetinin Pakistan’dan ayrıldığı bildirildi. İran devlet medyası, taraflar arasında yeni bir görüşme takviminin henüz netleşmediğini aktardı.
Diplomatik kaynaklar, sürecin tamamen sona ermediğini ancak şu aşamada resmi bir ilerleme sağlanamadığını belirtiyor.
