İran'da devam eden kitlesel gösteriler ve artan gerilim, ülkenin önde gelen kültür-sanat insanlarını harekete geçirdi. Dünyaca ünlü İranlı sinemacılar Cafer Penahi ve Muhammed Resulof, ülkelerinde uygulanan geniş çaplı internet kesintisi ve iletişim ablukasını sert bir dille eleştirdi. Sanatçılar, bu uygulamanın protestoculara yönelik şiddeti gizlemek amacıyla kullanılan 'baskının en açık aracı' olduğunu savundu. Rejimin uygulamalarına karşı diasporadaki sanatçılardan da büyük bir dayanışma mesajı yağdı.
Geçtiğimiz ay gıyabında 'propaganda faaliyetleri' suçlamasıyla bir yıl hapis cezasına çarptırılan Altın Palmiye ödüllü yönetmen Cafer Penahi ile hapis cezasına itiraz sürecindeyken 2024 yılında İran'dan kaçarak Avrupa'da sürgün hayatı yaşayan ünlü yönetmen Muhammed Resulof, Cumartesi günü sosyal medya üzerinden ortak bir bildiri yayımladı. İkili, milyonlarca İranlının sokaklara döküldüğü bu süreçte hükümetin iletişimi keserek halkı izole etmeye çalıştığını vurguladı.
Şiddeti Örtbas Etmek İçin İletişim Ablukası Uygulanıyor
Yayımlanan ortak açıklamada, hükümetin protestoları bastırmak için en sert yöntemlere başvurduğu belirtildi. Penahi ve Resulof, 'Bir yandan internet, cep telefonları ve sabit hatlar gibi ülke içindeki iletişim yollarını keserek insanların birbiriyle haberleşmesini engelleyen rejim, diğer yandan dış dünyayla olan tüm temas araçlarını tamamen bloke etti' ifadelerini kullandı. Sanatçılar, geçmiş tecrübelerin bu tür önlemlerin protesto bastırma operasyonları sırasında uygulanan şiddeti gizlemek amacıyla alındığını kanıtladığını dile getirdi.
Vatandaşların savunmasız bırakıldığını belirten yönetmenler, uluslararası toplum, insan hakları örgütleri ve medya kuruluşlarına acil çağrıda bulundu. İran'daki hayati bilgilere erişimi kolaylaştıracak iletişim platformlarının devreye sokulmasını ve ülkede yaşananların yakından izlenmesini talep ettiler.
Diasporadan Yükselen Sesler ve Devrim Vurgusu
İki haftayı geride bırakan huzursuzluk ve protestoculara yönelik tırmanan şiddet işaretleri, İran diasporasının önde gelen diğer isimlerini de seslerini yükseltmeye itti. Birçok isim, protestoların ölçeğini ve etkisini vurgulamak için sosyal medyada #IranianRevolution (İran Devrimi) ve #IranianRevolution2026 etiketlerini kullanmaya başladı.
İngiltere'de yaşayan ve İranlı asi kadın portreleriyle tanınan sanatçı Soheila Sokhanvari, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'İran'da masum ve silahsız insanlar, cezasızlık zırhına bürünmüş acımasız bir güçle ve gerçek mermilerle karşı karşıya. Bu bir protesto değil, bu bir devrimdir. Lütfen onların sesi olun' dedi. Sokhanvari, karartmaya rağmen yapılacak uluslararası haberlerin, özgürlükleri için hayatlarını riske atan İran halkına destek hissettireceğini ve fedakarlıklarının sessizliğe gömülmediğini göstereceğini belirtti.
Uluslararası arenada tanınan bir diğer isim olan Gülşifte Ferahani de direnişe destek verenler arasında yer aldı. 1979 devriminden sonra bir Hollywood filminde rol alan ilk İran merkezli oyuncu olan ve şu an sürgünde yaşayan Ferahani, Instagram paylaşımında 'İran bir kez daha yanıyor. Kalbim İran halkıyla birlikte atıyor' ifadelerini kullandı. İngiliz-İranlı komedyen Omid Djalili ise sahadaki dengelerin değiştiğine dikkat çekerek, güvenlik güçlerinin kaçtığı ve halkın onları kovaladığı görüntülerin, olayların boyutunun değiştiğinin en büyük kanıtı olduğunu vurguladı.



