Hindistan’ın Tahran Büyükelçiliği, ABD merkezli X sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, İran genelinde devam eden protestolar ve artan güvenlik riskleri nedeniyle vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri tavsiyesinde bulundu.
Açıklamada, Hindistan vatandaşlarının ticari uçuşlar dahil mevcut ulaşım imkanlarını kullanarak İran’dan ayrılmaları istendi.
Daha önce yapılan uyarının da geçerliliğini koruduğu belirtilerek, İran genelinde protestoların sürdüğü bölgelerden uzak durulması gerektiği vurgulandı. Ayrıca İran’da bulunan tüm Hindistan vatandaşlarının, pasaport ve kimlik kartları dahil seyahat belgelerini yanlarında bulundurmaları istendi.
Güney Kore’den Benzer Adım
Güney Kore de İran’daki gelişmeler üzerine vatandaşlarına yönelik benzer bir uyarı yayımladı. Yonhap’ın haberine göre, Güney Kore’nin Tahran Büyükelçiliği, ABD’nin Tahran’a olası askeri müdahalesi ihtimali ve artan bölgesel gerilim nedeniyle vatandaşlarına İran’ı terk etmeleri çağrısında bulundu.
Büyükelçilik açıklamasında, “Uçuşlar mümkün olduğu sürece İran’ı terk etmenizi tavsiye ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
Ayrıca, bölgedeki güvenlik durumunun hızla kötüleşmesi halinde İran’a giden ve İran’dan kalkan özel uçuşların askıya alınabileceği belirtildi.
İran’daki Gösteriler Nasıl Başladı?
İran’da protestolar, 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında ciddi değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle Tahran Kapalı Çarşısı’nda esnafın başlattığı eylemlerle başladı. Gösteriler kısa sürede ülke geneline yayıldı.
Yetkililer, ölü ve yaralı sayısına ilişkin resmi bir açıklama yapmadı. Ancak İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 6 Ocak’ta yayımladığı raporda, gösterilerin 10. gününde 2’si emniyet görevlisi olmak üzere 36 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin yaralandığını ve 2 bin 76 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise 6 Ocak itibarıyla protestolarda 568 polis ve 66 Besic milisinin yaralandığını açıkladı.
İran’daki gelişmeler yakından izlenirken, bölgedeki güvenlik durumunun nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor.

