İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ülkesinin çevre ülkelerine yönelik herhangi bir askeri müdahale niyetinde olmadığını belirterek, bölgede yürüttükleri operasyonlarda yalnızca ABD üslerini hedef aldıklarını kamuoyuna resmen duyurdu. Sosyal medya platformu üzerinden güncel duruma ilişkin bir değerlendirme metni paylaşan Laricani, komşu devletlere ve uluslararası topluma yönelik önemli mesajlar iletti.
Bölge ülkelerinin yönetimlerine seslenilen açıklamada, doğrudan bir saldırı niyetleri olmadığı kesin bir dille vurgulanarak, "Ancak ülkenizde bulunan üsler bize karşı kullanıldığında ve Amerika Birleşik Devletleri bu güçleriyle bölgede saldırılar yürüttüğünde, biz de o üsleri hedef alacağız. Çünkü bu üsler o ülkelerin toprağı değil, doğrudan Amerikan toprağıdır." ifadelerine yer verildi.
İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyinden Ortak Yaklaşım
Yaşanan bu sıcak gelişmelerin hemen ardından İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi cephesinden de benzer bir tutum sergilendi. Yapılan resmi bilgilendirmede, bölge devletlerinin kendi topraklarının İran'a karşı kullanılmasına kesinlikle izin vermeyeceklerini açıkça ilan etmelerine rağmen, söz konusu askeri üsler üzerinde tam bir kontrolleri bulunmadığı belirtildi. Konsey, bu kontrol eksikliği nedeniyle ülkelerin saldırıları engelleyememesinin üzücü bir durum olduğunun altını çizdi.
Eş zamanlı bir gelişme olarak İran Silahlı Kuvvetleri, sabah saatlerinde doğrudan İsrail'e ve bölgede konumlanan ABD hedeflerine yönelik yeni balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları başlattığını resmi kaynaklardan duyurdu. Bu şiddetli saldırı dalgasının ardından Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Ürdün'de yerel hava savunma sistemlerinin acil olarak devreye girdiği ve çeşitli bölgelerden şiddetli patlama seslerinin yükseldiği rapor edildi.
ABD-İsrail Saldırıları ve Ağırlaşan İnsani Bilanço
Orta Doğu'daki tansiyon, Tahran ile Washington yönetimleri arasında diplomatik müzakereler devam ettiği bir dönemde, İsrail ve ABD'nin 28 Şubat tarihinde İran'a askeri saldırı başlatmasıyla en üst seviyeye tırmandı. Bu hamleye anında karşılık veren Tahran yönetimi, İsrail'in yanı sıra ABD üslerine ev sahipliği yapan Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere daha önceden belirlenen stratejik hedeflere karşı sert misilleme saldırıları gerçekleştirdi.
Yaşanan bu karşılıklı ve yoğun ABD-İsrail saldırılarında, ülke lideri Ali Hamaney ile birlikte devlet kademesinde görev yapan çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi. Çatışmaların sivil ve insani boyutuyla ilgili son durumu paylaşan İran Kızılayı, ülke geneline yönelik gerçekleştirilen ağır bombardımanlar sonucunda bugüne kadar 201 kişinin hayatını kaybettiğini ve 747 kişinin de çeşitli yerlerinden yaralandığını resmi olarak teyit etti.


