WMO tarafından yayımlanan “Küresel İklimin Durumu 2025” raporuna göre, 2015-2025 dönemi en sıcak 11 yıl olarak kayıtlara geçti. 2025 yılında ise sanayi devrimi öncesi döneme kıyasla küresel hava sıcaklığı yaklaşık 1,43 derece artarak en sıcak ikinci ya da üçüncü yıl seviyesine ulaştı.
Küresel ısınmada kritik tablo
Raporda, aşırı sıcaklar, şiddetli yağışlar ve tropikal fırtınalar gibi ekstrem hava olaylarının dünya genelinde büyük yıkım ve aksamalara yol açtığı, ekonomik ve sosyal sistemlerin kırılganlığını ortaya çıkardığı belirtildi.
Ayrıca Dünya’nın iklim sisteminin şimdiye kadar gözlemlenen en dengesiz hali ile kayıtlara geçtiği vurgulandı.
Aşırı hava olayları ve etkiler
Rapora göre okyanuslar ısınmaya devam ederken, son 20 yılda küresel ölçekte insanların yıllık kullandığı enerjinin yaklaşık 18 katına eşdeğer ısıyı emdi. Aynı dönemde buzulların erimesi hızlanırken, Arktik deniz buzu rekor seviyelere yakın düşük düzeylere indi, Antarktika’da ise üçüncü en düşük seviyeye geriledi.
İlk kez “Dünya’nın enerji dengesizliği” temel iklim göstergesi olarak öne çıktı. Bu dengesizlik, son 20 yılda belirgin şekilde artarak 2025’te rekor seviyeye ulaştı; bu durum Dünya’nın uzaya yaydığından daha fazla enerjiyi tuttuğu anlamına geliyor.
Uzmanlardan uyarı: kırmızı alarm
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Gezegenimiz sınırlarının ötesine itiliyor. Tüm iklim göstergeleri kırmızı alarm veriyor. İnsanlık son 11 en sıcak yılı yaşadı. Bu artık tesadüf değil, harekete geçme çağrısıdır.” ifadelerini kullandı.
WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo da beşeri faaliyetlerin doğal dengeyi giderek daha fazla bozduğunu belirterek, “2025’teki aşırı hava olayları binlerce kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin etkilenmesine ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayıplara yol açtı.” dedi.


