Görevden uzaklaştırılarak tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 59 tutuklu sanığın yargılandığı İBB "Yolsuzluk" davasının 16. hafta duruşması görüldü. Duruşmada savunma yapan eski Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, iddianameye yönelik eleştirilerde bulunurken, kendisine eşinin tutuklanmaması karşılığında 1 milyon dolar rüşvet teklif edildiğini öne sürdü.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimine yönelik yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran İBB yolsuzluk davası, mahkeme salonundaki kritik savunmalarla devam ediyor. Görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 59 tutuklu ile bazı tutuksuz sanıklar, davanın 16'ncı haftasında hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, eski Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un mahkeme heyetine sunduğu savunma ve rüşvet iddiaları damga vurdu.
İddianamedeki Suçlamalar ve İstenen Cezalar
11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, sanıklara yönelik ağır suçlamalar yer alıyor. İddianamede "Örgüt lideri" olarak tanımlanan Ekrem İmamoğlu'nun, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, kamu kurumlarını dolandırma, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, ihaleye fesat karıştırma ve suç gelirlerinin aklanması gibi 142 farklı eylemden sorumlu olduğu iddia ediliyor. Bu suçlamalar kapsamında İmamoğlu'nun 828 yıl 2 aydan, 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep ediliyor.
İlk Duruşmadan Bugüne 51 Sanık Tahliye Edildi
Davanın başladığı günden bu yana mahkeme heyeti, dosya kapsamındaki delil durumu ve tutukluluk sürelerini göz önünde bulundurarak birçok sanık hakkında tahliye kararı verdi. Geçtiğimiz celselerde aralarında İBB Özel Kalem Müdürü, çeşitli iştiraklerin genel müdürleri, reklamcılar ve iş insanlarının da bulunduğu toplam 51 sanık tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yargılama sürecinin 16. haftasında ise gözler tutuklu sanıkların detaylı savunmalarına çevrildi.
Murat Ongun: "İddianame Tepeden Tırnağa Sakat"
Duruşmada söz alan Murat Ongun, hazırlanan iddianamenin hukuki temelden yoksun olduğunu ileri sürdü. Yargılandıkları maddelerin mevcut Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) bulunmadığını savunan Ongun, "Özel vasfa haiz örgüt üyesi diye bir kavram şu an yargılandığımız TCK’da yokmuş. Yürürlükten kalkan eski yasada varmış. İddianame tepeden tırnağa sakat ve Türkiye’de ikili hukuk olduğunu ispat ediyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca, Medya A.Ş. odağında başlayan soruşturmanın casusluk iddialarını barındıracak kadar absürt bir noktaya taşındığını belirterek, iddianamedeki çelişkilere dikkat çekti.
Diploma İptali ve Siyasi Kurgu İddiası
Savunmasında, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen diplomasına da değinen Ongun, bu durumun planlı bir siyasi kurgu olduğunu öne sürdü. 18 Mart 2025'te diplomanın iptal edildiğini, bir gün sonra ise operasyonun düğmesine basıldığını belirten Ongun, "Üniversite diploması varken İmamoğlu tutuklansa, ana muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı tutuklanmış olacaktı. Bu demokratik sisteme bir darbe sayılacaktı. Diploma iptali tam da bu yüzden, yargı sürecini perdelemek için istendi" şeklinde konuştu.
Mahkemede 1 Milyon Dolarlık Rüşvet İddiası
Murat Ongun'un savunmasının en dikkat çekici bölümü ise, cezaevinde kendisine yapılan şantaj ve rüşvet teklifi iddiası oldu. 26 Nisan 2025 tarihinde eşinin de gözaltına alındığını hatırlatan Ongun, Çorlu Karatepe Cezaevi'nde kendisini ziyarete gelen ve itirafçı Cüneyt Yakut'un gönderdiğini belirttiği bir avukatın kendisinden 1 milyon dolar talep ettiğini mahkemede açıkladı. Ongun, avukatın kendisine "Başsavcılıkta yakın tanıdıklarım var. 1 milyon dolar verirsen, eşinin tutuklanmamasını sağlarım" dediğini belirterek, bu yasa dışı teklifi kesin bir dille reddettiğini ifade etti.
Dava, diğer sanıkların savunmalarının alınması ve dosyadaki delillerin incelenmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelendi.

