Piyasa verileri yükleniyor...
Hürmüz Boğazı'ndaki aksama, diğer sektörlerde de tedarik baskısına neden oluyor!

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı askeri saldırılar ve İran’ın misillemesi sonrasında İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun Hürmüz Boğazı’nı bu ülkelerle bağlantılı gemi geçişlerine fiilen kapatması, küresel ticaret üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Hürmüz Boğazı'nda ticaretin durması dünyada mücbir sebep ilanlarında domino etkisi yarattı.

HABERIN DEVAMI

Küresel ticaretin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda trafiğin durması, Orta Doğu’daki enerji üretim tesisleri ile Asya başta olmak üzere farklı ülkelerde bu üretime bağımlı çok sayıda sanayi tesisinin “mücbir sebep” ilan etmesine yol açtı. Bu gelişme, küresel tedarik zincirlerini doğrudan etkilerken enerji ve hammadde fiyatlarında dalgalanmaya neden oluyor.

Dünya genelindeki günlük petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’si ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının yüzde 20’si, stratejik bir geçit olan Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Ancak artan güvenlik riskleri nedeniyle Basra Körfezi’nde çok sayıda tanker beklemeye geçti. S&P Global Energy verilerine göre, 10’un üzerinde ham petrol tankeri Hürmüz Boğazı’nın batısında yükleme için hazır beklerken, yaklaşık 75 tanker boş halde boğazın dışında demirlemiş durumda bulunuyor.

Bu gelişmeler sonucunda Körfez’de denizde bekleyen yaklaşık 126 milyon varil ham petrolün fiilen mahsur kaldığı belirtiliyor.

Enerji Tesislerinden Peş Peşe Mücbir Sebep Kararları

Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyat yapılamaması ve İran saldırılarının yol açtığı hasarlar, birçok enerji tesisinin faaliyetlerini durdurmasına ve “mücbir sebep” ilan etmesine yol açtı.

Bunlardan ilki, Katar’ın Ras Laffan Sanayi Şehri’nde bulunan ve QatarEnergy’ye ait LNG tesisi oldu. İran’dan fırlatılan bir insansız hava aracının (İHA) hedef aldığı tesis, ilk etapta üretimi durdurma kararı aldı. Daha sonra şirket, LNG ve ilgili ürünlerin üretimini askıya alarak mücbir sebep ilan etti.

Söz konusu tesis, dünyanın en büyük LNG ihracat tesisi olarak biliniyor.

Mücbir sebep, şirketlerin kontrolleri dışında gelişen olaylar nedeniyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirememesi anlamına geliyor. Bu durum şirketleri hukuki olarak korurken, küresel ölçekte arz kesintileri ve fiyat dalgalanmalarına da yol açabiliyor.

Katar’daki LNG Kesintisi Asya ve Avrupa’yı Etkiledi

Küresel LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayan Katar, ürettiği LNG’nin yüzde 90’dan fazlasını Çin, Japonya, Hindistan ve Güney Kore başta olmak üzere Asya ülkelerine gönderiyor. Ülkenin Avrupa’ya da önemli miktarda LNG ihracatı bulunuyor.

Katar’daki LNG üretimindeki aksama, özellikle Asya ve Avrupa’daki doğal gaz fiyatlarında sert yükselişe neden oldu. Bazı Asya ülkelerinde ise sanayi tesislerinin faaliyetlerinde kesintiler yaşandı.

Bu kapsamda Hindistan’ın en büyük LNG ithalatçılarından biri, QatarEnergy’den aldığı mücbir sebep bildirimi sonrasında, GAIL, Indian Oil Corporation ve Bharat Petroleum Corporation şirketlerine yaptığı LNG tedarikinde mücbir sebep ilan etti.

Ayrıca Petronet ile QatarEnergy arasında yapılan yıllık 7,5 milyon tonluk uzun vadeli LNG tedarik sözleşmesinin de bu gelişmelerden etkilendiği belirtiliyor.

Hindistan’ın en büyük gaz dağıtım şirketlerinden Gujarat Gas da LNG arzındaki baskı nedeniyle 6 Mart itibarıyla sanayi müşterilerine mücbir sebep bildirimi gönderdi.

Uluslararası medyada yer alan haberlere göre QatarEnergy’nin bildiriminin ardından Shell de müşterilerine mücbir sebep ilan etti. ABD merkezli enerji devi Chevron ise İsrail’in Leviathan gaz sahasında üretimin geçici olarak durdurulması sonrası aynı kararı alan şirketler arasında yer aldı.

Petrol Üretimi ve Rafinerilerde Kesinti

Hürmüz Boğazı’ndan taşınan günlük yaklaşık 20 milyon varillik petrol ticaretinin aksaması, bölgedeki petrol üretim tesislerini ve rafinerileri de doğrudan etkiledi.

Sevkiyat yapılamaması nedeniyle petrol depoları hızla dolmaya başlarken, bazı ülkeler üretimlerini azaltma veya geçici olarak durdurma kararı aldı.

Bu kapsamda Kuveyt Petrol Şirketi (KPC), petrol üretimini azaltmaya başladığını ve mücbir sebep ilan ettiğini duyurdu. Şirket, kararın önleyici bir tedbir olduğunu ve gelişmelere göre üretim seviyelerinin yeniden artırılabileceğini bildirdi.

Bölgede Suudi Arabistan ve Irak da petrol üretimlerini azaltma kararı aldı.

KPC’nin kararının ardından Kuveyt Stiren Şirketi (TKSC) de ham madde tedarikindeki kesintiler nedeniyle etilbenzen-stiren monomer (EBSM) tesisinde mücbir sebep ilan etti. Bu tesisin yıllık 450 bin ton üretim kapasitesi bulunuyor.

Hindistan ve Bahreyn’de Rafineri Faaliyetleri Etkilendi

Kuveyt’te yaşanan gelişmeler, günlük yaklaşık 5 milyon varil ham petrol ithalatının yarısını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiren Hindistan için de ciddi sonuçlar doğurdu.

Hindistan’ın devlet rafineri şirketi MRPL, mart ve nisan aylarında planlanan tüm benzin ihracat sevkiyatlarında mücbir sebep ilan etti.

Karnataka bölgesinde bulunan ve günlük 500 bin varil kapasiteye sahip rafineride üretilen petrol ürünlerinin yaklaşık yüzde 40’ı ihraç ediliyor.

Öte yandan Bahreyn Petrol Şirketi (BAPCO) de Sitra rafinerisine yönelik saldırı ve bölgedeki güvenlik riski nedeniyle 9 Mart’ta mücbir sebep ilan etti. Söz konusu rafinerinin günlük 450 bin varil üretim kapasitesi bulunuyor.

Bölgedeki kriz yalnızca enerji sektörünü değil, metal üretimini de etkiledi.

Dünyanın en büyük alüminyum tesislerinden birini işleten Aluminium Bahrain, sevkiyatlarını durdurduğunu ve mücbir sebep ilan ettiğini açıkladı.

Katar’daki LNG arz kesintisi, Norveç merkezli alüminyum devi Norsk Hydro’nun ortak girişimi olan Qatalum tesisini de etkiledi. Şirket, alüminyum üretimini kontrollü şekilde durdurma sürecini başlatarak müşterilerine mücbir sebep bildirimi gönderdi.

Asya’daki Kimya Sanayisi Baskı Altında

Orta Doğu’daki kriz, Asya’daki kimya ve petrokimya sektörünü de doğrudan etkiledi.

Çin merkezli Wanhua Chemical, Orta Doğu’dan gelen petrol arzındaki kesintiler nedeniyle 9 Mart’ta mücbir sebep ilan etti ve bazı ürün fiyatlarında artışa gitti.

Longhua New Materials ise 10 Mart’ta Orta Doğu ülkelerine yönelik tüm ürün sevkiyatlarında mücbir sebep maddelerini devreye soktu.

Güney Kore’nin Yeochun NCC (YNCC) şirketi de nafta ham maddesindeki tedarik sorunları nedeniyle mücbir sebep ilan ederek üretim tesislerini asgari kapasitede çalıştırdığını açıkladı.

Singapur merkezli TPC şirketi ise tedarik kesintisi nedeniyle Jurong Adası’ndaki birden fazla tesisini kapattı. Şirketin faaliyetleri, poşet, film, otomotiv parçaları ve tüketici ürünlerinde kullanılan plastik hammaddelerin üretimini kapsıyor.

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...