Güney Kore yönetimi, İran tarafından Hürmüz Boğazı üzerinden geçen gemilerden ücret talep edilmesi planına karşı çıkarak bu durumu kesin bir dille eleştirdi. Okyanus ve Balıkçılık Bakanı Hwang Jong-woo tarafından yapılan açıklamada, söz konusu bölgenin serbest geçişin garanti altına alındığı küresel deniz ticaret rotalarından biri olduğu vurgulandı. Bakan Hwang, bu adımı "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirerek, boğazda geçiş ücreti uygulamasının fiilen bölgeyi kapatmakla eş değer bir anlama geldiğini ifade etti.
Süveyş Kanalı ile Karşılaştırma Yapıldı
Alınan kararın uluslararası anlaşmalara bütünüyle aykırı olduğunu belirten Hwang, konuya ilişkin açıklamasında "İnsan eliyle inşa edilen Süveyş Kanalı'nın aksine burası gemilerin serbest dolaşımının uluslararası anlaşmalarla güvence altına alındığı uluslararası sular olup, bu tür sularda geçiş ücreti uygulamak uygun değildir." ifadelerini kullandı. Güney Kore hükümetinin yaşanan kriz üzerine bazı petrol tankerlerinin rotasını geçici olarak Kızıldeniz üzerinden değiştirmeyi planladığı aktarıldı. Ayrıca, Arktik deniz yollarının ülke için alternatif bir rota haline gelebileceği kaydedildi.
ABD ve İran Arasındaki Deniz Ablukası
Bölgedeki kriz, İran yönetiminin şubat ayının sonunda başlayan savaşın ardından küresel enerjinin en önemli geçiş noktalarından biri olan boğaz sularını kapatmasıyla derinleşmişti. Alınan bu stratejik karar, petrol fiyatları üzerinde savaş öncesine kıyasla yüzde 65 oranında büyük bir artışa neden oldu. Nisan ayında sağlanan ateşkesin ardından yürütülen diplomatik görüşmelerden netice alınamaması üzerine ABD Başkanı Donald Trump, deniz ablukası kararı alarak bölgeye giriş çıkış yapan bağlantılı gemilere müdahale sürecini başlattı.
Karşılıklı Müdahaleler Tansiyonu Yükseltti
Lübnan cephesinde sağlanan ateşkesin ardından Tahran yönetimi, kendi donanmasıyla koordinasyon kurulması şartıyla ticari geçişlere izin vereceğini açıkladı. Ancak Amerika Birleşik Devletleri'nin deniz ablukası uygulamasına devam edeceğini bildirmesi üzerine boğazdan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirildi. Yaşanan bu kriz sürecinde Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda seyreden bazı ticari gemiler ele geçirildi. Buna karşılık veren güçler ise Hürmüz Boğazı yakınlarında İsrail ile bağlantılı olduğu belirlenen gemilere müdahale ederek tansiyonun yüksek kalmasına neden oldu.


