Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Orta Doğu'daki gerilimin petrol piyasasına etkilerini değerlendiren kapsamlı bir rapor yayımladı. İran'a yönelik operasyonların ardından Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanma noktasına gelmesini mercek altına alan kuruluş, enerji fiyatlarındaki artışın kalıcı olup olmayacağına dair öngörülerini paylaştı.
Hürmüz Boğazı’ndaki Tıkanıklık Geçici mi Kalacak?
Fitch Ratings tarafından yapılan açıklamada, 28 Şubat itibarıyla başlayan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesinin fiyat artışlarını tetiklediği belirtildi. Ancak kuruluş, boğazın dünya ekonomisi için taşıdığı hayati rol nedeniyle bu durumun muhtemelen geçici olacağını bildirdi.
Açıklamada, boğazın resmi olarak kapatılmadığı, fakat bölgedeki saldırı riskleri sebebiyle gemilerin rotalarını değiştirdiği vurgulandı. Büyük petrol devlerinin güvenlik endişesiyle sevkiyatları askıya aldığı, sigorta şirketlerinin ise bölge için savaş riski sigortalarını iptal ettiği bilgisine yer verildi.
Petrol Fiyatlarındaki Artış Sınırlı Kalabilir
Küresel petrol piyasasında mevcut olan arz fazlası, fiyatlardaki olası patlamaların önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Fitch, bu arz fazlasının jeopolitik risk primini dengeleyeceğini ve fiyat artışlarını kısıtlayacağını savunuyor.
Kuruluşun 2026 yılı petrol tahmini:
Brent petrol için varil başına ortalama fiyat beklentisi 63 dolar olarak korundu.
Mevcut durumda bu tahmin üzerinde önemli bir yükseliş beklenmediği ifade edildi.
Enerji Ticaretinin Kalbi: Hürmüz Boğazı'nın Rakamlarla Önemi
Hürmüz Boğazı, alternatif güzergahların son derece sınırlı olması nedeniyle dünya petrol taşımacılığının ana arteridir. Çatışma öncesi verilere göre boğazdan günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve türevi geçmekteydi.
Bu trafik küresel ölçekte şu paylara denk geliyor:
Dünya deniz yolu petrol ticaretinin dörtte biri.
Küresel petrol tüketiminin beşte biri.
Boğazdan taşınan petrolün yarısı Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kaynaklıyken, kalan kısım Irak, Kuveyt ve İran'dan sağlanıyor. Bu ihracatın yaklaşık yarısı ise enerji açlığı çeken Çin ve Hindistan pazarlarına ulaşıyor.
Olası Senaryolar: Deniz Koruması ve Baypas Hatları
Fitch, boğazın uzun süreli kapalı kalmasının hem ihracatçı hem de ithalatçı ülkeler için ağır sonuçlar doğuracağını, bu nedenle uzun vadeli bir tıkanıklığın varsayılan senaryo olmadığını belirtti. Eğer fiili kapanma süresi uzarsa, 1980’li yıllardaki İran-Irak Savaşı döneminde olduğu gibi tanker geçişleri için uluslararası deniz koruması gündeme gelebilir.
Ayrıca Suudi Arabistan ve BAE’nin, boğazı baypas edebilecek altyapı tesislerine sahip olması, olası aksaklıkların etkisini hafifletebilecek bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.
İran’ın Küresel Üretimdeki Payı Ne Kadar?
Raporda İran'ın üretim kapasitesine de dikkat çekildi. İran, günlük yaklaşık 3,5 milyon varil üretim ve 2 milyon varil ihracat kapasitesiyle küresel ham petrol üretiminin sadece yüzde 3,5'ini oluşturuyor. Bu oran, olası bir tedarik kesintisinin küresel piyasadaki arz fazlasıyla dengelenebileceği anlamına geliyor.
Kritik Uyarı: Fitch Ratings, bölgedeki petrol ve doğalgaz altyapısında kalıcı ve ağır hasarlar oluşması durumunda, 2026 yılı için belirlenen temel senaryonun değişebileceğini ve fiyatlarda daha sert yükselişlerin yaşanabileceğini de not düştü.


