Filistin Hükümeti, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria ile ilgili aldığı son kararların, Filistin devletinin kurulmasını engellemeye yönelik yasa dışı adımlar olduğunu açıkladı. Ramallah'ta düzenlenen haftalık Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu uygulamaların Filistin halkının devlet kurma hakkından vazgeçmesine yol açmayacağı vurgulandı.
Açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'ya ilişkin son icraatlarının mevcut hukuki düzeni ihlal ettiği belirtilerek, bu adımların Filistin'in egemenlik haklarını hedef aldığı ifade edildi. Filistin yönetimi, tüm kamu kurumları ile özel sektör kuruluşlarına, İsrail'in yeni uygulamalarıyla herhangi bir iş veya işlem yapılmaması ve geçerli Filistin yasalarına uyulması yönünde talimat verdi.
Hükümet ayrıca, Müslümanlar ve Hristiyanlara ait kutsal mekanların mevcut statüsünün korunması gerektiğini belirtti. Özellikle El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camisi çevresinde planlama ve belediye yetkilerinin Filistin Belediyesinden alınarak İsrail'in sivil yönetimine devredilmesine karşı çıkıldığı kaydedildi.
İsrail'in Batı Şeria'daki Yeni Kararları ve İlhak Endişeleri
İsrail Güvenlik Kabinesi'nin 8 Şubat'ta aldığı kararlarla, Batı Şeria'daki hukuki ve sivil yapının köklü biçimde değiştirilmesinin hedeflendiği bildirildi. Bu kararların, bölgedeki işgali güçlendirdiği ve ilhaka zemin hazırladığı ifade ediliyor.
Alınan kararlar arasında, Yahudilerin Batı Şeria'da gasbedilmiş Filistin topraklarını satın almasını kolaylaştıran düzenlemeler yer alıyor. Ayrıca El Halil kentinde ruhsat ve inşaat yetkilerinin Filistin belediyesinden alınarak İsrail ordusuna bağlı 'Sivil İdare'ye devredilmesi de bu kapsamda bulunuyor.
İsrail'in yeni kararlarıyla, Oslo Anlaşmaları kapsamında 'A' ve 'B' bölgelerinde de denetim ve uygulama yetkilerinin genişletilmesi öngörülüyor. İzinsiz inşaat, su kullanımı, çevresel ve arkeolojik alanlara zarar verildiği gerekçeleriyle alınan bu kararlar, Filistin Yönetimi'nin kontrolündeki alanlarda dahi mülk yıkımı ve el koyma uygulamalarına olanak tanıyor.
1995'te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması çerçevesinde Batı Şeria; idari ve güvenlik kontrolüne göre A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Yeni uygulamaların bu dengeleri değiştirdiği belirtiliyor.

