Gazze’deki saldırılar ve soykırım iddiaları, Avrupa genelinde sanatçılardan kamu yayıncılarına kadar geniş bir kesimi harekete geçirirken; İspanya, İrlanda, Slovenya, Hollanda ve İzlanda gibi ülkeler yarışmadan çekilme veya yayını durdurma kararı aldı.
İspanyol devlet televizyonu RTVE, 1961'den bu yana devam eden yayın geleneğini bozarak bu yıl etkinliği yayımlamayacağını duyurdu. Slovenya ise yarışma saatlerinde "Filistin’in Sesleri" temalı alternatif bir içerik sunmaya hazırlanıyor. Boykotun boyutu sadece çekilen ülkelerle sınırlı kalmıyor; Portekiz ve Malta gibi ülkelerde sanatçılar, İsrail menedilmediği takdirde sahneye çıkmayı reddediyor.
Sanatçılardan "Çifte Standart" Tepkisi ve Ödül İadeleri
Müzik dünyası, İsrail’in katılımına karşı "No Music for Genocide" (Soykırıma Müzik Yok) kampanyası altında birleşti. Aralarında Roger Waters, Peter Gabriel ve Macklemore gibi isimlerin de bulunduğu binlerce sanatçı, Avrupa Yayın Birliği’ni (EBU) sert bir dille eleştirdi. Yayınlanan açık mektupta, Rusya’nın Ukrayna savaşı sonrası menedildiği hatırlatılarak İsrail’e yönelik tutumun bir "çifte standart" olduğu vurgulandı.
Tarihi bir protesto olarak, 2024 şampiyonu Nemo ve 1994 galibi Charlie McGettigan, EBU’nun kararlarına tepki amacıyla Eurovision ödüllerini iade edeceklerini açıkladı. Kamuoyu baskısı da dijital platformlara taşınmış durumda; Avaaz üzerinden başlatılan imza kampanyasında katılımcı sayısı 620 bini aşarak organizasyonun meşruiyetini tartışmaya açtı.
Yayıncıların ve Siyasetin Gündemi: Alternatif Sesler
Yarışmaya katılımını sürdüren Belçika ve Yunanistan gibi ülkelerde ise iç siyaset ve medya kuruluşları derin bir bölünme yaşıyor. Belçikalı yayıncı VRT, yarışma öncesinde İsrail'in katılımını ve Gazze'deki insani durumu ele alan özel analiz programları yayımlayacağını bildirdi. Yunanistan’da ana muhalefet partisi SYRIZA, hükümete yarışmadan çekilme çağrısı yaparken, İtalyan devlet televizyonu RAI üyeleri Filistin temasına yer verilmesi için EBU'ya baskı yapıyor.
Viyana’daki organizasyonun, hem sokak protestoları hem de canlı yayın sırasındaki olası müdahalelerle Eurovision tarihinin en tartışmalı etkinliği olması bekleniyor. Sanatçılar ve sivil toplum kuruluşları, müziğin bu denli ağır siyasi ve insani bir krizin gölgesinde "normalleşme" aracı olarak kullanılmasına karşı direnç göstermeye devam ediyor.
