Jeffrey Epstein'in reşit olmayan kızları cinsel istismar ağına düşürmesine yardım etmek suçundan hüküm giyen Ghislaine Maxwell, sessizliğini bozmak için masaya tartışmalı bir şart koydu. Geçtiğimiz hafta Kongre önünde ifade vermeyi reddeden Maxwell, hapisten çıkarılması karşılığında Amerikan kamuoyuna ve Kongre'ye 'gerçekleri' açıklayabileceğini öne sürdü. Maxwell'in avukatları, müvekkillerinin Donald Trump tarafından affedilmesi durumunda 'filtresiz bir dürüstlükle' konuşmaya hazır olduğunu belirtti.
'Trump ve Clinton Masum, Bunu Sadece Ben Kanıtlayabilirim'
Maxwell'in avukatı David Oskar Marcus, müvekkilinin elindeki bilgilerin kritik önemde olduğunu savundu. Marcus, 'Eğer komite ve Amerikan halkı gerçekten ne olduğuyla ilgili filtresiz gerçeği duymak istiyorsa, bunun doğrudan bir yolu var. Bayan Maxwell, Başkan Trump tarafından özel af (clemency) verilmesi halinde tam ve dürüst bir şekilde konuşmaya hazırdır' ifadelerini kullandı.
Avukatın açıklamasındaki en dikkat çekici detay ise iki eski başkanla ilgiliydi. Maxwell cephesi, hem Donald Trump'ın hem de Bill Clinton'ın herhangi bir yanlış yapmadığını, bu durumu açıklayabilecek tek kişinin Maxwell olduğunu ve kamuoyunun bu açıklamayı hak ettiğini iddia etti.
Beyaz Saray Kapıları Kapattı
Maxwell'in bu çıkışı, Başkan Trump'ın Epstein dosyaları konusundaki yaklaşımı üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ancak Beyaz Saray, af ihtimaline soğuk bakıyor. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, konunun Başkan ile yakın zamanda görüşülmediğini belirterek, 'Bu, Başkan'ın düşündüğü veya değerlendirdiği bir konu değil. Kendisi Amerikan halkının sorunlarına odaklanmış durumda' açıklamasını yaptı. Trump'ın ekibi daha önce de Maxwell için bir merhamet gösterisinin masada olduğu iddialarını yalanlamıştı.
Hukukçular Şüpheyle Yaklaşıyor: 'Bu Bir Satranç Oyunu'
Hukuk uzmanları, Maxwell'in teklifini bir 'itiraf'tan ziyade stratejik bir hamle olarak değerlendiriyor. Los Angeleslı savunma avukatı ve eski savcı RJ Dreiling, bu teklifin Maxwell'in inandırıcılığını zedelediğini vurguladı. Dreiling, 'Bu durum, 'Beni hapisten çıkarırsanız sizi aklarım' demekten farksız. Eğer bilgi vermek için özgürlüğü şart koşuyorsa, vereceği bilgilerin güvenilirliği kalmaz' dedi. Dreiling'e göre bu süreç, Maxwell ile yönetim arasında geçen, 'Bana yardım et, ben de sana yardım edeyim' temalı bir satranç oyununa benziyor.
Batı Yakası Duruşma Avukatları kurucusu Neama Rahmani ise teklifi 'utanç verici ama yasal' olarak nitelendirdi. Rahmani, Yüksek Mahkeme başvurusunun reddedilmesiyle birlikte Maxwell'in hapisten çıkmak için başka şansı kalmadığını, bu teklifin onun 'en kolay çıkış yolu' olduğunu belirtti.
Savunma avukatı Eric Faddis ise koşullu af mekanizmasının işleyişindeki zorluklara dikkat çekti. Faddis, bir kişi affedilip serbest bırakıldıktan sonra 'Yeterince bilgi vermedin, affı geri alıyoruz' demenin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle Maxwell'in vaatlerinin garanti altına alınamayacağını ifade etti.
Mağdur Avukatlarından Sert Tepki: 'Adalet Değil, Şantaj'
Epstein mağdurlarının avukatları, Maxwell'in hamlesini manipülatif bir taktik olarak yorumladı. Mağdur avukatı Spencer Kuvin, teklifi 'bükülmüş' bir mantık olarak nitelendirerek, 'Beşinci maddeye sığınarak susma hakkını kullanan birinin, af karşılığında konuşmayı vaat etmesi işbirliği değil, şantajdır. Bu, yıllardır gerçekleri saklayan hüküm giymiş bir seks tacirinin kişisel özgürlüğü için yaptığı bir pazarlıktır' dedi.
Bir diğer mağdur avukatı Jennifer Freeman da Maxwell'in ifadelerine güvenilemeyeceğini vurguladı. Freeman, 'Yemin altındayken defalarca yalan söylemekle suçlanan birinin, kendi suçlarını örtbas etmek ve çarpık gündemine hizmet etmek için pazarlık yapması şaşırtıcı değil. Epstein ve Maxwell mağdurları, adaleti hak ediyor; Maxwell'in ödüllendirilmesini değil' ifadelerini kullandı.
Hukukçular, gerçeğe ulaşmanın yolunun Maxwell'in 'satılık' hikayelerinden değil, mağdur ifadelerinden ve redaksiyonsuz belgelerin incelenmesinden geçtiği konusunda birleşiyor.


