Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla hapisteyken hayatını kaybetmişti.
Epstein ana akım iklim bilimini defalarca sorguladı ve iklim değişikliğini nüfus kontrolü yöntemi olarak nitelendiren söylemlerde bulundu. 2013–2016 yılları arasında yazdığı e-postalarda, Arizona Eyalet Üniversitesi Origins Projesi direktörü fizikçi Lawrence Krauss ve bilişsel bilimci Joscha Bach ile yazıştı.
Orman Yangınları ve Nüfus Kontrolü
Temmuz 2016’da Krauss’a yazdığı bir e-postada Epstein, şunları ifade etti:
Belki de iklim değişikliği aşırı nüfusla başa çıkmak için iyi bir yoldur. Orman yangınları türler için potansiyel olarak iyi bir şey.
Epstein, toplumun “daha az üretken” üyelerini destekleme zorunluluğu olmadığını öne sürerek, yaşlıların ve güçsüzlerin toplu olarak ortadan kaldırılmasını mantıklı bulabileceğini yazdı.
Yanıltıcı İklim İddiaları
Epstein, küresel ısınmanın çözülebilirliği ve etkileri konusunda şüpheciydi. Krauss’a gönderdiği bir YouTube videosunda, yükselen karbondioksit seviyelerinin bitkilere fayda sağladığı iddialarını gündeme getirdi. Krauss, Freeman Dyson örneğini vererek, geçmişte yüksek CO₂ seviyelerinin büyük bitki türlerini desteklediğini hatırlattı. Ancak Krauss, Epstein’in seçilmiş verilerle yanıltıcı çıkarımlar yaptığını vurguladı ve Batı Antarktika’daki buz tabakasının hızla eridiğine dikkat çekti.
Yazışmalarda ayrıca, Krauss’un atmosferden karbondioksit yakalama teknolojilerinin maliyeti yerine karbon vergisi uygulanmasını savunduğu görüldü.
Epstein’in iklim krizine dair bu yaklaşımı, bilimsel veriler ve etik sınırlar açısından büyük tartışma yaratacak nitelikte.

