Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu bulunması, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı? sorularını gündeme getirdi.
ASAL Araştırma Merkezi tarafından Mart 2026’da Türkiye genelinde 2 bin kişiyle gerçekleştirilen araştırma anketinde, “Ekrem İmamoğlu’nun aday olamaması durumunda "CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?” sorusu yöneltildi. Araştırmada, kamuoyunda öne çıkan beş isim üzerinden değerlendirme yapıldı.
Anket sonuçlarına göre, adaylar arasında Mansur Yavaş yüzde 39,5 ile açık ara ilk sırada yer aldı. Yavaş’ı yüzde 14,2 ile Özgür Özel izlerken Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 3,0, Dilek Kaya İmamoğlu yüzde 2,1 ve Muharrem İnce yüzde 1,7 oranında destek buldu.
Öte yandan ankette, seçmenlerin önemli bir bölümünün kararsız olduğu da görüldü. Katılımcıların yüzde 20’si 'fikrim yok/cevap yok', yüzde 12,5’i “'hiçbiri' yanıtını verirken yüzde 7’si listede yer almayan başka bir ismin aday olması gerektiğini ifade etti.

Ortaya çıkan veriler, İmamoğlu’nun adaylığına ilişkin belirsizlik sürerken CHP’nin alternatif aday arayışının kamuoyunda karşılık bulduğunu gösterirken mevcut isimler arasında Mansur Yavaş’ın belirgin şekilde öne çıktığını ortaya koydu.
"ANKET SONUÇLARINDA KİM ÖNE ÇIKIYORSA O ADAY OLUR" DEMİŞTİ
Anket sonuçlarında Mansur Yavaş'ın belirgin biçimde öne çıkması CHP tarafından nasıl karşılanacak soruları gündeme gelirken akıllara CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in verdiği bir röportajda partisinin cumhurbaşkanı adayı, AKP'ye geçen belediye başkanları ve Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı adaylığı ile ilgili gündemi değerlendirdiği sırada söyledi sözler geldi.
CHP lideri Özgür Özel, partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunun sona ermemesi ve diplomasının kesin olarak iptali halinde anketlere bakılacağını, kim kazanıyorsa onun aday olacağını söyledi. ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın aday olmak istemesi halinde engel olmayacağını belirten Özel: "Erdoğan’ı yenecek. Eğer halen hapisteyse arkadaşlarımızı hapisten çıkaracak, Demokrasiye dönecek, parlamenter sisteme dönecek, popüler yönetme yeteneği olan insanların güveneceği becerikli bir adayımız olacak bizim" ifadelerini kullanmıştı.
NE OLMUŞTU?
Mart 2025’te, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yolsuzluk, dolandırıcılık ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımı iddialarıyla geniş bir soruşturma başlattı. Bu kapsamda İmamoğlu ve çok sayıda İBB çalışanı ve yöneticiye yönelik operasyon yapıldı.
Bu soruşturma çerçevesinde İmamoğlu gözaltına alındı ve tutuklandı, ardından görevinden uzaklaştırıldı. İddialar arasında çeşitli mali işlemlerle ilgili suçlamalar da yer aldı. Bu tutuklama kararı, soruşturmanın 'kaçma şüphesi' ve 'delillere müdahale' gibi gerekçelerle verildiği aktarıldı.
Ekim 2025’te, soruşturma boyutu genişletilerek İmamoğlu, kampanya direktörü Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ hakkında 'siyasal casusluk' suçlamasıyla yeni bir dosya açıldı.
Savcılık, bu iddianamede İmamoğlu ve diğer sanıkların 'yabancı aktörlerle irtibatlı veri aktarma', 'yabancı istihbaratla bağlantı' gibi davranışlarda bulunduğunu ve bu nedenle casusluk suçu işlediklerini ileri sürdü. Bu kapsamda Sulh Ceza Hakimliği de tutuklama kararı verdi.
İmamoğlu suçlamaların tamamını reddettiğini ve iddiaların siyasi motivasyonlu olduğunu söyledi. Muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri de bu davanın siyasi amaçlı olduğunu savunarak tepkilerini dile getirdi. Bu süreç Türkiye’de geniş protestolara, siyasi tartışmalara ve kamuoyunda sert tepkilere neden oldu.
Son olarak da Ekrem İmamoğlu hakkında, soruşturma ve davalarda görevli bilirkişiyi hedef gösterdiği gerekçesiyle yargılandığı davanın duruşmasındaki sözleri nedeniyle soruşturma başlatıldı.
