Trump'ın kararnamesi anayasal incelemede: Süreç ilkbaharda başlayacak
ABD'nin en tartışmalı göç politikası başlıklarından biri olan doğumla vatandaşlık hakkı, Yüksek Mahkeme'nin gündemine resmen alındı. Mahkeme, Başkan Donald Trump tarafından göreve başladığı 20 Ocak 2025'te imzalanan ve bu hakkı sınırlandıran yürütme emrinin anayasaya uygun olup olmadığını görüşeceğini açıkladı. Davanın ilkbaharda ele alınacağı, nihai kararın ise yaz başında açıklanmasının beklendiği duyuruldu.
Yabancı ebeveynlerin ABD'de doğan çocuklarının vatandaşlığı hedef alınıyor
Trump'ın imzaladığı kararname, ABD'de yasa dışı olarak bulunan ya da kısa süreli vizelerle ülkede geçici olarak kalan ebeveynlerin çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık verilmesini engellemeyi amaçlıyor. Düzenleme, ülke tarihinde uzun yıllardır uygulanan doğumla vatandaşlık hakkı ilkesine doğrudan müdahale niteliği taşıyor.
18. yüzyıldan kalan 'Yabancı Düşmanlar Yasası' dayanak gösterildi
Trump yönetiminin düzenlemeyi savunurken 18. yüzyılda çıkarılan 'Yabancı Düşmanlar Yasası'na atıfta bulunması hukuk çevrelerinde geniş tartışma yarattı. Barış döneminde bu yasanın uygulanmaya çalışılması, kararnamenin anayasal temelleri açısından ciddi itirazlara neden oldu. Bu itirazlar sonucunda başlayan hukuki süreç, alt mahkemelerde verilen kararların ardından Yüksek Mahkeme'ye kadar taşındı.
Üç eyalette verilen ihtiyati tedbir kararları birleşik dosyada incelenecek
Nisan ayında Maryland, Massachusetts ve Washington eyaletlerinde görev yapan üç federal yargıç, kararnamenin ülke çapında uygulanmasını geçici olarak durduran ihtiyati tedbir kararları vermişti. Yüksek Mahkeme, bu üç davayı birleştirerek incelemeye almayı kabul etti. Mahkemenin vereceği karar, ABD göç politikasının geleceği açısından belirleyici olacak.
ABD'nin köklü vatandaşlık uygulaması kritik dönemeçte
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren doğumla vatandaşlık hakkı, ABD Anayasası'nın 14. maddesi kapsamında uzun yıllardır tartışmasız şekilde uygulanıyordu. Yüksek Mahkeme'nin alacağı karar, yalnızca mevcut düzenlemeyi değil, ülkenin vatandaşlık politikasının temel prensiplerini de yeniden şekillendirebilir.
Trump'ın yürütme emrine ilişkin değerlendirme süreci, ABD'de göçmenlik hukuku ve anayasal haklar açısından son yılların en kritik yargı duruşmalarından biri olarak görülüyor.

