Piyasa verileri yükleniyor...

Diyarbakır'da kan donduran olay! 18 yaşındaki Sümeyye'nin cesedi çöp poşetinde bulundu

Yayımlanma Tarihi: 26 Aralık 2025 15:54 | Son Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2026 02:33
Diyarbakır'da kan donduran olay! 18 yaşındaki Sümeyye'nin cesedi çöp poşetinde bulundu
Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde, bir binanın 8'inci katındaki dairede 18 yaşındaki Sümeyye Durgun'un cesedi çöp poşetinde bulunmuştu. Sümeyye'nin cinayet şüphelisi olarak sitenin kapıcısı S.K. gözaltına alındı.
HABERIN DEVAMI

Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesinde, bir binanın 8'inci katındaki dairede çöp poşetinde cesedi bulunan Sümeyye Durgun'un cinayet şüphelisi olarak gözaltına alınan sitenin kapıcısı S.K.'nin işlemleri devam ediyor.

Sümeyye Durgun'un cenazesi otopsi işlemlerinin ardından Bağlar ilçesi Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Olayla ilgili soruşturma sürerken, Ahmet Durgun'un (29), eşinin cenazesi bulunmadan bir gün önce onun bindiği taksiyi bulup şoförden aldığı bilgilerle cinayetin işlendiği sitenin 8'inci katına kadar gittiği, cinayet şüphelisi kapıcı S.K. ile karşılaştığı ortaya çıktı. Ahmet Durgun, yaşadığı süreci anlattı.

EŞİ, OLAY GECESİNİ ANLATTI

Ahmet Durgun, Sümeyye ile 27 Mayıs'ta evlendiklerini belirterek, şöyle konuştu:

'Eşimle mutluyduk. Eşim bana 'Dışarı çıkabilir miyim?' diye mesaj attı. Ben de ona çıkabileceğini ve nereye gideceğini yazdım. O da bana, arkadaşının yanına gideceğini kısa bir süre içerisinde döneceğini yazdı. Ve bana eve ne zaman döneceğimi sordu, ben de ona 2 saat içerisinde işinin biteceğini söyledim. Bu konuşmalar 23 Aralık salı günü saat 15.30 civarlarında oldu. En son telefonla görüştüğümde saat 15.38'di. Ondan sonra eşim Şehitlik dört yola doğru geldiğini söyledi. Et ve Süt Kurumu'nun orasına arkadaşının gelip onu araçla alacağını söyledi.
Ondan sonra ben eşimin dört yolda bulunan taksi durağındaki taksiye bindiğini fark ettim. Ondan sonra ben eşim bana arkadaşının gelip onu alacağını söylediği için onu utandıracak, gücendirecek bir cümle kurmamak için hemen aramadım. Takside şoför tarafına oturduğunu görmüştüm. Bir süre sonra eşimi aradım ama telefonuna ulaşamadım. Önce mesaj yoluyla yazdım. İnternetin açık olmadığını görünce panikledim. Normal aradım. Kendisine hiçbir şekilde ulaşamadım.
Ben de daha çok şüphelenmeye başladım. Yerimde duramıyordum. Orada kahvede oturmuştum. Kahvede çıktıktan sonra yani eşim taksiye bindikten sonra 2-3 saat kahvede oturdum. Kendisine ulaşamayınca sıkıntı yapıp dışarı çıktım. Parka doğru yürüdüm, oralarda beklerken eşimin aramasını bekledim. Haber alamayınca eve geldim. Belki eşimin telefonu zarar görmüştür diye üst katımda oturan kaynanam da paniklemesin diye bilgilendirmedim.
Kaybolduğu gün gece yarısında kaynanamı arayıp onlara gitmediğini öğrenince panikledim. Yani bu normal bir şey değildi. Eşim uzun süre telefonu kapalı tutmazdı. Can güvenliğinden endişe duydum. Polis merkezine gittim. Sonra taksi durağına gittim.
Taksiciler o saatte çalışmadığı için sabah erken durağa gittim. Bir taksici bana yardımcı oldu. Ondan rica ettim. Eşimle yolculuk esnasında onu bıraktığı zaman herhangi bir bilgi duydu mu? Kiminle görüşeceğini, kiminle ne yapacağını duydu mu tarzında sorular sordum. Taksici bana, eşinin başta Adli Tıp Kurumu'nun kapısı dediğini ama belli ki adresi bilmediğini söyledi.
Taksici eşime atılan konumun ev mi, işletme mi veya inşaat mı olduğunu sormuş. Eşim de 'evdir, dairedir' demiş. Ondan sonra eşim taksici ile beraber siteye gittiğini, olayın gerçekleştiği blok olduğunu taksici bana teyit etti. Taksici 8'inci kat diye duyduğunu belki işime yarar diye bana söyledi.'

'8'İNCİ KATTAKİ DAİRELERİN ANAHTARI BİZDE YOK'

Ahmet Durgun, taksi şoföründen aldığı bilgilerle siteye gittiğini belirterek, şunları söyledi:

'Bloğa girdim. Bloğa girer girmez bere kafasında olan bir kapıcı park etmişti. Çöpleri asansörden çıkarıyordu. Siyah siyah poşetlerde çöp çıkarıyordu. Ben de kapıcı olduğunu düşündüm. 'Ağabey sen buranın kapıcısı mısın?' dedim. 'Evet' dedi. 'Ağabey buranın kameraları falan var mı?' dedim. Biraz tereddüt etti.
Sonra bana, güvenlik kulübesinin karşısında bir arkadaş olduğunu, onun ilgilendiğini söyledi. Yardımcı oluyor gibi hissettim. Eşimin fotoğrafını gösterdim. Çöpleri toplarken karşılaşıp karşılaşmadığını sordum. Bir an tereddüt etti, paniklemiş gibiydi. Ama benim aklıma gelmezdi.
Taksicinin bana söylediği 8'inci kat olayını kapıcıya da söyledim. Kapıcı, 'Orada kimse oturmuyor, anahtarlar bizde değil' dedi. Çöp de almadığını söyledi.
Vicdanen rahat etmediğim için tekrar yukarı çıktım. 8'inci kata varınca kapıları defalarca çaldım. Ses gelmedi. Siteyle ilgilenen arkadaşla boş daireleri gezdik. Ama 8'inci kattaki iki dairenin anahtarı bizde değil dediler. Site grubuna eşimin fotoğrafını ve numaramı paylaşmalarını rica ettim. Sonra oradan ayrıldım.'

'POŞETTE CESET BULUNDU' TELEFONU

Bir gün sonra bisiklete binip çıktığını ifade eden Ahmet Durgun, şöyle devam etti:

Bisiklete bindikten sonra telefon geldi. Engin isimli bir arkadaş aradı. Acilen siteye gelmem gerektiğini, poşette cansız bir bayan cesedi bulunduğunu söyledi. Siteye gittim. Ambulans, kalabalık, polisler vardı. Kapıcıyı daha önce hiç görmemiştim. Sadece o gün fotoğraf gösterdiğimde görmüştüm.
Neden benim eşime kıyar? Kimseye borcumuz yoktu. Eşim çok iyi niyetliydi. Mutluyduk. Amcamın kızıdır. Kaçarak evlendik. Samsun'a gittik. Sonra kabul edildik. Diyarbakır'a döndük.
Allah eşimden razı olsun. Bana hep 'Rabb'im seni cennetime koysun' derdi. İnşallah beni duyuyorsa Rabb'im onu cennetine koysun. Katilin en ağır cezayı almasını istiyorum. Ocağımıza ateş düşürdüler. Canımdan parçamı aldılar. Onsuz nasıl yaşarım…

İlişkili Haber
Diyarbakır'da korkunç olay! Sinir krizi geçirip bebeğini aşağı attı

Diyarbakır'da korkunç olay! Sinir krizi geçirip bebeğini aşağı attı

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...