DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Aydın’da düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, Orta Doğu’da giderek büyüyen gerilimi ve Türkiye’nin dış politika stratejilerini değerlendirdi. Bölgenin bir ateş çemberi içine çekildiğini belirten Babacan, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından İran’a yönelik başlatılan askeri harekatın uluslararası hukuka tamamen aykırı olduğunu vurguladı.
Babacan, Gazze’de yaklaşık iki buçuk yıl önce başlayan ve büyük bir insani yıkıma yol açan sürecin ardından gelen bu yeni savaşın, Birleşmiş Milletler şartlarını açıkça ihlal ettiğini ifade etti.
"Saldırılar Hukuksuz ve Birleşmiş Milletler Şartına Aykırı"
DEVA Partisi Lideri, İran’a yönelik saldırıların hiçbir yasal zemini olmadığını savundu. Özellikle saldırgan tarafların öne sürdüğü "önleyici savaş" gerekçesinin uluslararası hukuk belgelerinde yer almadığını belirten Babacan, bu durumun bir bahaneden ibaret olduğunu dile getirdi.
Savaşın ilk günlerinde Minab kentindeki bir kız okulunun hedef alınmasını ve yaklaşık 170 çocuğun hayatını kaybetmesini hatırlatan Babacan, bu saldırıların hedef gözetmeksizin gerçekleştirilen bir vahşet olduğunu söyledi. Babacan, yaklaşık on gündür süren bu çatışmaların, bölgedeki sivil halk için büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin Arabuluculuk Rolü ve Diplomasi Trafiği
Geçmiş dönemlerde Türkiye’nin bölge barışı için üstlendiği rollere değinen Ali Babacan, kendisinin Dışişleri Bakanlığı döneminde başlayan diplomatik çabalar sayesinde İran ile Batı arasındaki savaşın uzun yıllar ötelendiğini hatırlattı. 2007 yılında temelleri atılan nükleer program anlaşmasının, Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde iptal edilmesine kadar bölgeye bir nebze olsun istikrar getirdiğini ifade etti.
Anlaşmanın iptalinden sonra gerginliğin tırmandığını belirten Babacan, Türkiye ve Umman’ın son dönemdeki arabuluculuk girişimlerinin ise karşı tarafın saldırı kararlılığı nedeniyle sonuçsuz kaldığını söyledi. Müzakere masası hala devredeyken saldırıların başlamasının, arabuluculuk çabalarının bir mazeret olarak kullanıldığını gösterdiğini savundu.
Türkiye İçin "Aklıselim" ve "Provokasyon" Uyarısı
Türkiye’nin mevcut çatışma ortamında izlemesi gereken yol haritasına dair de görüşlerini paylaşan Babacan, devletin provokasyonlara karşı uyanık olması gerektiğini vurguladı. Türkiye’yi bu savaşın içine çekmek isteyecek odaklara karşı dikkatli olunması çağrısında bulunan Babacan, ülkenin bölgedeki en köklü devletlerden biri olarak dengeleyici gücünü kullanması gerektiğini belirtti.
Hükümetin askeri tutumuna dair eleştirel bir yaklaşım sergilemeyen Babacan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin müttefik sistemlerle koordineli hareket etmesini olumlu bulduğunu ifade etti. Malatya’da Patriot batarya sistemlerinin konuşlandırılması ve hava tehditlerine karşı sergilenen savunma refleksinin, Türkiye’nin güvenliği açısından önemli bir duruş olduğunu dile getirdi.
Siyasette Yeni Bir Yol: İki Kutuplu Yapıya Alternatif
İç siyasete dair de önemli mesajlar veren Ali Babacan, DEVA Partisi’nin önümüzdeki seçimlerde Türkiye için güçlü bir alternatif olacağını söyledi. Mevcut siyasi yapının iki kutba sıkıştığını ve bu durumun siyaseti çoraklaştırdığını savunan Babacan, seçmenlerin "siyah ya da beyaz" arasında bir tercihe zorlanmasına karşı olduklarını belirtti.
Geçmiş seçimlerde ortak listelerle girildiği için DEVA Partisi’nin gerçek oy potansiyelinin sandığa net yansımadığını ifade eden Babacan, önümüzdeki sürecin partisi için ilk gerçek sandık ölçümü olacağını vurguladı. Türkiye’yi yönetme konusunda en hazırlıklı parti olduklarını iddia eden Babacan, benzer vizyona sahip yapılarla iletişim halinde olduklarını ve halka net bir tercih sunacaklarını ifade ederek sözlerini tamamladı.


