Brezilya'da düzenlenen COP30 iklim zirvesinde ormanlar için milyarlarca dolarlık fon taahhüdü verildi ancak bağlayıcı bir koruma planı üzerinde uzlaşılamadı. Zirve, 'gönüllü yol haritası' ve rekor yerli katılımıyla sona erdi.
Ormanlar İçin Nakit Akışı Var, Kesin Plan Yok
Küresel ısınma müzakerelerinin merkezine yağmur ormanlarını koymak amacıyla Amazonlar'ın Belém kentinde düzenlenen COP30 iklim zirvesi, karmaşık duygularla tamamlandı. Liderlerin yağmur ormanlarının kalbinde bir araya geldiği zirvede, ormanların korunması için milyarlarca dolarlık yeni fonlar ayrıldı. Ancak ülkeler, ormanların ayakta kalmasını garanti altına alacak bağlayıcı bir plan üzerinde anlaşmaya varamadı. Beklenen somut adımlar yerine, fosil yakıtlardan çıkış süreciyle paralel olarak işleyecek gönüllü bir yol haritası kabul edildi. Uzmanlar, nihai anlaşmanın Amazon'un ihtiyaç duyduğu ve dünyanın beklediği kesin yanıtları vermekten uzak olduğu görüşünde birleşti.
Milyarlarca Dolarlık Fon Taahhüdü
Zirvenin en somut kazanımı finansman alanında oldu. Almanya, küresel çapta orman koruma çalışmalarını destekleyen Tropikal Ormanları Koruma Yatırım Fonu'na (TFFF) 1 milyar avroluk bağışta bulunarak fonun toplam hacmini yaklaşık 7 milyar dolara taşıdı. Brezilya hükümeti, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de katkılarıyla bu rakamın yıl sonuna kadar 10 milyar dolara ulaşmasını hedefliyor. Ayrıca Avrupa ülkeleri, Kongo Havzası yağmur ormanlarını korumak adına 2,5 milyar dolarlık ayrı bir girişimi desteklediklerini duyurdu.
Yerli Halklardan Rekor Katılım ve Yeni Sınırlar
'Orman COP'u' olarak da anılan zirve, yerli halklardan yaklaşık 3 bin liderin katılımıyla tarihteki en yüksek temsiliyet oranına sahne oldu. Bu süreçte Brezilya, yaklaşık 1.000 mil karelik alanı kapsayan 10 yeni yerli toprağının sınırlarının belirlendiğini açıkladı. TFFF orman fonunun beşte birinin doğrudan ormanları koruyan yerli halklara aktarılması kararlaştırıldı.
Ancak yerli temsilcilerin, toprak sınırlarının belirlenmesinin resmi bir iklim politikası olarak tanınması yönündeki teklifi kabul edilmedi. Şili Çevre Bakanı'nın 'İklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı aynı madalyonun iki yüzüdür' sözleriyle özetlediği zirve, doğa ve iklim müzakerelerinin iç içe geçtiği ancak bağlayıcılık konusunda eksik kalan bir buluşma olarak kayıtlara geçti.


