Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Pekin yönetiminin saldırılar nedeniyle “son derece endişeli” olduğu belirtildi.
Bakanlık, taraflara askeri eylemlere derhal son verme çağrısında bulunurken, gerilimi artıracak hareketlerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Açıklamada ayrıca, diyalog ve müzakerelerin sürdürülmesi, Orta Doğu’da barış ve istikrarın korunmasına yönelik uluslararası çabaların devam ettirilmesi çağrısı yapıldı.
Çin’in Mesajı: İran’a Saygı ve Diyalog Zorunluluğu
Çin Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında şu ifadeler öne çıktı:
"İran'ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli. Taraflar, gerilimi tırmandıracak adımlardan kaçınmalı ve diplomatik diyalog kanallarını açık tutmalıdır."
Çin’in bu açıklaması, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik önleyici saldırılarının ardından uluslararası toplumun dikkatini kriz bölgesine çekme çabası olarak yorumlandı. Pekin yönetimi, bölgedeki istikrarın korunmasının, sadece Orta Doğu ülkeleri için değil, küresel barış ve güvenlik için de kritik önemde olduğunu ifade etti.
ABD ve İsrail’in İran’a Saldırıları
İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran’a ortak saldırı düzenledi. İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a yönelik “önleyici saldırı” başlattığını duyururken, ABD Başkanı Donald Trump da “büyük bir operasyon” başlattıklarını açıkladı.
Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı. İsrail ve İran hava sahasını kapatırken, İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi ve sirenler çaldı. İran, olası karşı saldırılar öncesi halkını sığınaklara yönlendirdi.
İran’ın Misilleme Saldırıları
İran ordusu, ABD ve İsrail’in saldırılarına yanıt olarak İsrail’e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırı başlattığını duyurdu. Aynı zamanda İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün’deki ABD üslerini hedef aldı. Bu saldırılar arasında Bahreyn’deki ABD donanma üssü de yer aldı.
Çin’in çağrısı, bölgede insani kayıpların önlenmesi ve krizin tırmanmasının engellenmesi için diplomatik çözümlerin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

