Olay kapsamında gözaltına alınan 7 şüpheliden 5’i tutuklanırken, saldırının perde arkasına ilişkin detaylar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Aile ile şüpheliler arasında daha önce yaşanan alacak verecek meselesi ve tehdit iddiaları soruşturmanın merkezinde yer alıyor.
Bursa Gürsu’daki silahlı saldırıda 5 tutuklama
Bursa’nın Gürsu ilçesine bağlı Ağaköy Mahallesi’nde 29 Nisan’da meydana gelen olayda, 16 AGB 45 plakalı araçtan açılan ateş sonucu İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat Hatice Kocaefe (28) yaşamını yitirirken, ablası Elif Çalışkan (40) yaralandı.
Polis ekiplerinin yürüttüğü geniş çaplı soruşturma kapsamında gözaltına alınan 7 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen zanlılardan:
Hakkı Ç. – “kasten öldürme” ve “kasten öldürmeye teşebbüs”
A.Ç. ve E.Ü. – “suça azmettirme”
S.S. – “suçluya yardım etme”
H.S. – “suçluyu kayırma”
suçlamalarıyla tutuklandı. Şüpheliler V.A. ile F.U. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Olayın geçmişinde alacak verecek meselesi iddiası
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen Hakkı Ç. (49) ile yaralı Elif Çalışkan arasında uzun süredir devam eden bir alacak verecek anlaşmazlığı bulunuyordu.
Hayatını kaybeden Hatice Kocaefe’nin ise ablası Elif Çalışkan’ın avukatlığını üstlendiği ve hukuki süreçte aktif rol aldığı öğrenildi. İddiaya göre, alacakların tahsili amacıyla haciz talebinde bulunulmasının ardından taraflar arasındaki gerilim daha da arttı.
Aileden tehdit iddiası
Hatice Kocaefe’nin babası Rahmi Kocaefe (70), olay öncesinde kızlarının tehdit edildiğini öne sürdü. Aile işletmelerinin soğuk hava deposu ve plastik enjeksiyon alanında faaliyet gösterdiğini belirten baba Kocaefe, yaşanan saldırının yalnızca bir alacak meselesi olmadığını, uzun süredir devam eden bir baskı sürecinin sonucu olduğunu ifade etti.
Rahmi Kocaefe, olay günü yaşananları şu sözlerle anlattı:
Biz 4 kişi yürüyorduk. Oğlum, ben ve 2 kızım. İki kızımı vurdular. Birisi vefat etti, diğeri ayağından yaralandı.
Acılı baba, adalet çağrısında bulunarak sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Hatice Kocaefe’nin başarılarla dolu hayatı
28 yaşında hayatını kaybeden Hatice Kocaefe’nin yalnızca başarılı bir avukat değil, aynı zamanda akademik kariyeriyle de dikkat çeken bir isim olduğu ortaya çıktı.
Babasının verdiği bilgilere göre Kocaefe:
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuydu
Viyana’da Erasmus Programı’na katıldı
Stanford Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı
Master tezini Stanford’un yayınlarında yayımlattı
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Programı’nda yönetici olarak görev aldı
Rahmi Kocaefe, kızının eğitime ve bilime tutkuyla bağlı olduğunu belirterek, “Kızım kendini insanlığa faydalı olmaya adamıştı” ifadeleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi.
Cenaze Bursa’da toprağa verildi
İstanbul Barosu’na kayıtlı genç avukat Hatice Kocaefe’nin cenazesi, Bursa’da Odunluk Merkez Camii’nde kılınan ikindi namazının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi Odunluk Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Ablasının ise önce Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındığı, ardından özel bir hastaneye sevk edildiği ve tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
“Bu olay hukuk örneği olsun”
Rahmi Kocaefe, açıklamasında yalnızca kendi ailesi için değil, benzer olayların yaşanmaması adına da adalet istediğini belirterek, bu saldırının hukuk sistemi açısından örnek teşkil etmesi gerektiğini söyledi.
“İnsanlar böyle bir işe girmesinler. Girdikleri zaman bunun faturasının ağır olduğunu bilsinler.” diyen baba, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı.
Bursa’daki saldırı kamuoyunda büyük yankı uyandırdı
Genç yaşta yaşamını yitiren, uluslararası akademik ve mesleki başarıları bulunan bir avukatın silahlı saldırıda öldürülmesi, hukuk camiasında ve kamuoyunda büyük üzüntü yarattı.
Soruşturma sürerken, olayın tüm bağlantılarının ve azmettirici iddialarının detaylı şekilde araştırıldığı bildirildi.

