Radev Görevini Cumhurbaşkanı Yardımcısı İliyana Yotova'ya Devredecek
Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, görevinden istifa etme kararı aldığını kamuoyuna duyurdu. Cumhurbaşkanlığında yaptığı açıklamada Radev, istifa dilekçesini yarın Anayasa Mahkemesine sunacağını ve görevini Cumhurbaşkanı Yardımcısı İliyana Yotova'ya devredeceğini bildirdi.
Halka seslenen Radev, görev süresi boyunca yürüttüğü çalışmaları değerlendirerek, yaklaşık 9 yıllık görev döneminde 7 kez geçici hükümet kurulmak zorunda kalındığını hatırlattı. Bu sürecin ülke siyasetinde yaşanan belirsizlikleri ve kurumsal zorlukları yansıttığını ifade etti.
Avrupa Entegrasyonu Tamamlandı, İstikrar Sağlanamadı
Radev, aynı dönemde Bulgaristan'ın Schengen alanına katıldığını ve avro bölgesine geçiş sürecini tamamladığını belirtti. Ancak bu gelişmelerin, ülkede beklenen huzur ve siyasi istikrarı beraberinde getirmediğini söyledi.
Son dönemde yapılan anayasal değişikliklere de değinen Radev, bu düzenlemelerin yürütme organları üzerinde oligarşik yapının etkisini artırdığını savundu. Radev, sonbahar aylarında gerçekleşen halk protestolarının iktidarın düşmesine yol açtığını ve mafya karşıtı bir toplumsal duruş ortaya koyduğunu ifade etti.
'Yeni Bir Toplumsal Sözleşmeye İhtiyaç Var'
Ülkedeki siyasi hayal kırıklığına dikkat çeken Radev, Bulgaristan toplumunun yeni bir uzlaşmaya ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Özellikle protestolara katılan gençlerin, ülkelerini terk etmek istemediklerini açık şekilde dile getirdiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanlığı görevini güven içinde İliyana Yotova'ya devredeceğini açıklayan Radev, Yotova'nın bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine kadar görevini onurla yürüteceğini söyledi.
Anayasal Süreç Nasıl İşleyecek?
Radev'in istifası, Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmesi halinde hukuki geçerlilik kazanacak. Mahkemenin vereceği resmi kararın ardından, anayasal prosedür gereği İliyana Yotova, 22 Ocak 2027'ye kadar cumhurbaşkanlığı görevini üstlenecek.
Görev süresi dolmadan istifa eden bir cumhurbaşkanının daha önce bulunmaması nedeniyle bu karar, Bulgaristan siyasi tarihinde önemli ve istisnai bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

