2006 yılında Seattle’da yaşanan olay, şehir planlaması ve bireysel mülkiyet hakları arasındaki çatışmanın en dikkat çekici örneklerinden biri haline geldi. O dönemde bölgede büyük bir alışveriş merkezi inşa etmeyi planlayan müteahhitler, bölgedeki birçok mülkü satın alarak projeyi hayata geçirmek için harekete geçtiler. Bu süreçte hedefteki yerlerden biri de Edith Macefield isimli yaşlı bir hanımefendiye ait olan küçük evdi.
Projenin gerçekleşmesi için mülk sahiplerine yüksek meblağlarda ödemeler yapıldı. Macefield’a teklif edilen rakam ise o dönem için oldukça dikkat çekiciydi: 1 milyon dolar. Ancak 100 yılı aşkın süredir ailesinin mülkiyetinde olan ve hayatının her evresine tanıklık eden bu ev, Macefield için maddi bir değerden çok daha fazlasını ifade ediyordu.
Gökdelenlerin Gölgesinde Dimdik Durmak
Edith Macefield, gelen tüm teklifleri reddederek evinden ayrılmayı kesin bir dille reddetti. Müteahhitler, yaşlı kadını kararından döndürmek için farklı yollar deneseler de başarılı olamadılar. Sonuç olarak inşaat firması, Macefield'ın evini projenin dışında tutarak, yapıyı adeta kuşatan devasa bir alışveriş kompleksi inşa etti.
Ortaya çıkan görüntü, beton blokların arasına sıkışmış ancak ayakta kalmayı başarmış küçük, eski bir evdi. Bu durum kısa sürede yerel basının ve ardından dünya kamuoyunun ilgisini çekti. Küçük ev, modernleşme ve şehirleşme karşısında geçmişi ve anıları temsil eden bir direniş sembolü haline geldi.
Up Filmi ve Efsanenin Doğuşu
2009 yılında vizyona giren Pixar yapımı Up (Yukarı Bak) filmindeki, modern yapıların arasında kalmış küçük ev görseli, izleyiciler tarafından anında Edith Macefield'ın evi ile ilişkilendirildi. Filmde, ana karakter Carl Fredricksen'in evini balonlarla uçurarak terk etmemesi ile Macefield'ın gerçek yaşamdaki kararlı duruşu arasında kurulan paralellik, popüler kültürde bir efsane doğurdu.
Yapımcı stüdyo, filmin senaryosunun 2004 yılında, yani olaydan önce kurgulandığını belirterek bu benzerliğin tesadüf olduğunu savundu. Ancak bu açıklama, hayranların ev ile film arasındaki bağı kurmasına engel olmadı. Macefield’ın 2008 yılındaki vefatının ardından ev, çeşitli mülkiyet süreçlerinden geçse de, günümüzde hala Seattle'da filmden esinlenen ziyaretçilerin ve meraklıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Zaman zaman üzerine bağlanan balonlar, bu küçük evin hala bir direniş ve sadakat simgesi olarak anılmasını sağlıyor.


