MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararını değerlendirdi. Türk siyasetinin asırlık kurumu olan CHP'de yaşanan bu hukuki gelişmenin ciddi bir yönetim belirsizliğine yol açtığını ifade eden Bahçeli, krizin derinleşmemesi ve siyasi istikrarın zarar görmemesi için taraflara sağduyu çağrısında bulundu.
Hukuki Süreç ve CHP'de Yönetim Belirsizliği
Bilindiği üzere, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen ve Özgür Özel'in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultay, usulsüzlük iddialarıyla yargıya taşınmıştı. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, söz konusu iddiaları hukuken geçerli bularak kurultay için "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) kararı verdi. Bu kararla birlikte Özgür Özel ve mevcut parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu karar kesinleşinceye kadar göreve iade edildi. Kararın Yüksek Seçim Kurulu'na ve ilgili valiliğe bildirilmesinin ardından, sürecin önümüzdeki iki hafta içinde Yargıtay temyiz aşamasına geçmesi bekleniyor.
Yaşanan bu tablo karşısında Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenen MHP Lideri Bahçeli, haksızlığın mahkeme kararıyla tescillendiğini ancak köklü kurumun zarar görmemesi adına fedakarlık yapılması gerektiğini belirtti. Bahçeli, Kılıçdaroğlu'nun 13 yıl boyunca yönettiği partiyi incitmemek ve olası bir kaosa sebebiyet vermemek için tarihi bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Özgür Özel ile görüşülerek ortak bir formül üretilmesinin önemine dikkat çeken Bahçeli, "Hukukun cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir." ifadelerini kullandı.
Siyasi İstikrar ve Ortak Akıl Vurgusu
Devlet Bahçeli, Türkiye'nin çevresindeki zorlu jeopolitik koşullara ve ateş çemberine işaret ederek, iç siyasette yaşanacak güç kavgalarının ülkeye zarar vereceği uyarısında bulundu. Terörle mücadelenin ve "Terörsüz Türkiye" iradesinin ön planda olduğu bir dönemde, toplumsal hareketliliğin CHP üzerinden kışkırtılmasına fırsat verilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, kurumsal kimliğin korunmasının Türk siyasi hayatı için esas olduğunu dile getirdi. Tarafların karşılıklı meydan okumalar yerine, parti tüzüğü ve kanunlar çerçevesinde bir araya gelerek parti menfaatlerini savunan yapıcı bir çözüm üretmelerinin gerekliliğini savundu.
Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan Bahçeli, bağımsız yargının kararlarına saygı duyulması gerektiğini ve direnmenin anlamsız olduğunu ifade etti. Önümüzdeki günlerde tarafların atacağı adımlar ve Yargıtay sürecinin netleşmesi, ana muhalefet partisinin gelecekteki yönetim yapısını belirleyecek en önemli unsurlar olmaya devam edecek.

