Arap Birliği, İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatması ve Müslümanların burada namaz kılmasını engellemesine sert tepki gösterdi. Kurum tarafından yapılan açıklamada, söz konusu uygulamanın uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun ihlali olduğu ifade edildi.
Arap Birliği tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, İsrail’in Mescid-i Aksa’nın kapılarını kapatarak Müslümanların ibadet etmesini engellemesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca bu uygulamanın Mescid-i Aksa’nın mevcut tarihi ve hukuki statüsüne aykırı olduğu belirtildi.
İbadet özgürlüğüne müdahale vurgusu
Arap Birliği açıklamasında, Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasının dünya genelindeki milyonlarca Müslümanı etkileyen bir gelişme olduğu ifade edildi. Bu durumun, ibadet özgürlüğü ve ibadethanelere erişim hakkı açısından ciddi bir ihlal oluşturduğu kaydedildi.
Açıklamada, söz konusu uygulamanın küresel ölçekte Müslümanların duygularını etkileyen bir provokasyon niteliği taşıdığı değerlendirmesi de yer aldı.
Doğu Kudüs vurgusu
Arap Birliği, açıklamasında Doğu Kudüs’ün Filistin devletinin başkenti olduğunu vurguladı. Kurum ayrıca İsrail’in Mescid-i Aksa üzerinde herhangi bir egemenliğe sahip olmadığı görüşünü dile getirdi.
Açıklamada uluslararası topluma da çağrıda bulunularak, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Kudüs’teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlara yönelik ihlallerin durdurulması konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiği ifade edildi.
İsrail’e çağrı yapıldı
Arap Birliği, İsrail’e Mescid-i Aksa’nın kapılarının ibadet edenlere yeniden açılması ve Filistinlilerin kutsal mekana erişimine getirilen tüm kısıtlamaların kaldırılması çağrısında bulundu.
Açıklamada, ibadet özgürlüğünün korunmasının uluslararası hukuk çerçevesinde temel bir hak olduğu vurgulandı.
Kudüs’te kutsal mekanlara giriş kısıtlamaları
İsrail polisi tarafından yapılan açıklamada, İran’a yönelik saldırıların başlamasının ardından getirilen güvenlik önlemleri kapsamında Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki kutsal mekanlara girişlerin kısıtlandığı duyurulmuştu.
Bu kısıtlamaların yalnızca Mescid-i Aksa’yı değil, Kudüs’te bulunan diğer dini mekanları da kapsadığı bildirildi. Söz konusu mekanlar arasında Hristiyanlar için kutsal kabul edilen Kıyamet Kilisesi de yer alıyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırı başlatmasının ardından, İsrail yönetimi Mescid-i Aksa’ya girişleri sınırlandırarak Müslümanların Harem-i Şerif’te ibadet etmesine izin vermemeye başladı.

