Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında sağlanan ateşkesin 22 Nisan tarihinde sona erecek olması nedeniyle sürenin uzatılması ve müzakerelerin yeniden başlatılması için arabulucular temaslarını yoğunlaştırdı. Tarafların prensipte süreyi uzatma konusunda anlaştığı belirtilse de limanlara yönelik uygulanan abluka ve yeniden yükselen tehditler varılan anlaşmayı riske atıyor. Buna rağmen yetkililer, taraflar arasında ilerleme kaydedildiğini ifade ediyor.
Uzlaşı Beklenen Üç Kritik Başlık
Ateşkes öncesinde arabulucuların üzerinde uzlaşma sağlamaya çalıştığı temel konmazlıkların başında İran'ın nükleer programı geliyor.
Müzakerelerdeki ikinci kritik konuyu Hürmüz Boğazı'nın durumu oluşturuyor.
Görüşmeleri tıkayan üçüncü ve son başlık ise savaş zararlarına ilişkin ödenmesi beklenen tazminatlar olarak öne çıkıyor.
Bu üç temel başlığın, geçtiğimiz hafta sonu doğrudan görüşmelerin kesilmesine neden olduğu belirtiliyor. ABD Başkanı Donald Trump ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres önümüzdeki günlerde müzakerelerin yeniden başlayabileceğini ifade ediyor.
Çatışmaların Acı Bilançosu
Süregelen çatışmalarda bugüne kadar İran sınırlarında en az 3 bin, Lübnan sınırlarında 2 bin 100, İsrail sınırlarında 23 ve Körfez Arap ülkelerinde 12'den fazla kişi hayatını kaybetti. Bölgedeki hareketlilikte ayrıca 13 Amerikan askeri de yaşamını yitirdi.
Çatışmaların Küresel Ekonomi Üzerindeki Etkisi
Yedinci haftasına giren savaş, küresel ekonomiyi ciddi şekilde etkilemeye devam ediyor. Deniz taşımacılığının aksaması ve bölgedeki hava saldırılarının askeri ve sivil altyapıya zarar vermesi piyasalarda büyük dalgalanmalara yol açıyor. Çatışmaların sona erebileceği yönündeki beklentilerle petrol fiyatları düşerken, ABD borsaları ocak ayındaki rekor seviyelere yakın bir yükseliş kaydetti. Buna karşın ablukanın sürdürülmesi, ateşkesin devamına ilişkin belirsizlik yaratıyor. Uygulanan ablukanın, savaş süresince dayanılan ekonomik kaynakları kesme riski taşıdığı belirtiliyor. Pakistan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb ise ülkesinin arabuluculuk çabalarından vazgeçmediğini aktarıyor.
Donald Trump'ın Nükleer Anlaşma Değerlendirmesi
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat tarihinden bu yana devam eden süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu. Nükleer silah yapma girişimi devam ettiği sürece anlaşma olmayacağını savunan Trump, duruma ilişkin olarak "Her şey yok edilmiş durumda. Hava savunma ekipmanları yok, radarları yok, liderleri yok. Şu anki liderler, yeni bir rejim, tamam mı? Ve açıkçası, karşılaştırınca oldukça makul olduklarını düşünüyoruz. Gerçekten yeni bir rejim ve bence çok iyi gidiyoruz. Yani ortada hiçbir anlaşma yok. Bu bütün mesele, nükleerin olmamasıyla ilgili. Onlar nükleer silaha sahip olamazlar." ifadelerini kullandı. Nükleer silah konusundaki çizgisini koruyan Trump, Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka için bekledikleri tepkiyle önceden karşılaştıklarını ve iyi gittiklerini savundu.
İsrail ve Lübnan Hattında Yaşanan Gelişmeler
Diplomatik temaslara rağmen İsrail, Lübnan içindeki hava ve kara operasyonlarını sürdürüyor. Ülkenin güneyinde, özellikle Bint Cibeyl çevresinde yoğun hava saldırıları ve topçu atışları gerçekleştirildiği bildiriliyor. İsrail güçlerinin Hizbullah unsurlarını kuşattığı ifade ediliyor. İki ülke yetkilileri, onlarca yıl sonra ilk doğrudan görüşmelerini de gerçekleştirdi. İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, iki ülkenin Hizbullah oluşumundan Lübnan'ı kurtarma konusunda aynı hedefte olduğunu savundu. Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh Moawad ise görüşmeleri yapıcı olarak nitelendirerek çatışmaların sona ermesi çağrısında bulundu. Mart ayından bu yana Lübnan topraklarında 1 milyondan fazla kişinin yerinden edildiği kaydediliyor.

