Amerika Birleşik Devletleri'nde Ukrayna-Rusya savaşının sona erdirilmesi ve yürütülen müzakere süreçlerine Washington yönetiminin dahil olup olmaması konusundaki tartışmalar derinleşiyor. Yapılan son kamuoyu yoklamaları, Amerikan halkının bu konuda net bir fikir birliğine varamadığını ve ülkenin tam ortadan ikiye bölündüğünü gözler önüne seriyor. Özellikle Donald Trump yönetiminin yürüttüğü diplomatik trafik sürerken, seçmen tabanındaki kararsızlık dikkat çekiyor.
JL Partners tarafından gerçekleştirilen ve 1.000 kayıtlı seçmenin katıldığı anketin sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 41'i ABD'nin Ukrayna müzakere süreci içerisinde aktif rol oynamaya devam etmesi gerektiğini savunuyor. Buna karşılık, katılımcıların yüzde 39'u Washington'un masadan çekilmesini ve sürece dahil olmamasını istiyor. Geriye kalan yüzde 20'lik kesim ise kararsız kalmış durumda. Bu tablo, Amerikan toplumunun dış politika konusundaki kafa karışıklığını net bir şekilde yansıtıyor.
Trump Seçmeninde Görüş Ayrılığı ve Toprak Tavizi Tartışması
Anketin en çarpıcı detaylarından biri, Başkan Donald Trump'ın kendi seçmen tabanındaki bölünme oldu. Trump destekçilerinin yüzde 43'ü Washington'un çözüm sürecine dahil olmasını desteklerken, yüzde 42'si buna karşı çıkıyor. Bu durum, Trump'ın yürüttüğü dış politika hamlelerinin kendi tabanında bile tam anlamıyla karşılık bulmadığını gösteriyor.
Bir diğer kritik başlık ise Ukrayna'nın güvenlik garantileri karşılığında toprak tavizi verip vermemesi konusu. Ankete katılanların yüzde 36'sı, Kiev yönetiminin güvenlik garantileri karşılığında Rusya kontrolündeki bölgelerden vazgeçmesinin mümkün olabileceğini düşünüyor. Ancak yüzde 31'lik bir kesim, bu tarz bir çözümün kabul edilemez olduğunu savunuyor. Veriler, Amerikalıların mevcut müzakerelerin uzun vadeli bir barış getireceğine dair güven eksikliği yaşadığını ortaya koyuyor.
Trump ve Zelensky Zirvesi: Barışa Ne Kadar Yakınız?
Kamuoyu yoklamalarının gölgesinde, diplomatik arenada hareketli saatler yaşanıyor. Donald Trump, 28 Aralık'ta Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky'yi Florida'daki Mar-a-Lago malikanesinde ağırladı. İki saati aşkın süren ikili görüşmelerin ardından liderler, Avrupalı mevkidaşlarıyla bir video konferans gerçekleştirdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu görüşmelerde ana gündem maddesinin güvenlik garantileri olduğunu belirtti.
Görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Trump, toprak sorununun hala çözümsüz kaldığını kabul etmekle birlikte, Rusya, ABD ve Ukrayna'nın bir anlaşmaya 'her zamankinden çok daha yakın' olduğunu ifade etti. Trump, birkaç hafta içinde bir anlaşmaya varılabileceği sinyalini verse de, bir anlaşmanın hiç gerçekleşmeme ihtimalinin de masada olduğunu itiraf etti. Ukrayna tarafı ise duruşunu koruyor; Zelensky, toprak tavizleri konusundaki pozisyonlarının Rusya ile hala uyuşmadığını net bir dille ifade etti. Gözler şimdi, hem Amerikan halkının bölünmüş desteği hem de sahadaki zorlu gerçekler arasında sıkışan barış görüşmelerinin seyrine çevrildi.
TASS


