Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ettiğini açıkladı. Wadephul, Tunus Dışişleri Bakanı Muhammed Ali Nafti ile Berlin’de düzenlenen ortak basın toplantısında bölgedeki gelişmeleri değerlendirdi.
“Çatışmalar Küresel Etkiler Doğurabilir”
Wadephul, Orta Doğu’daki mevcut durumun yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını, küresel etkiler oluşturduğunu vurguladı. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki fiili ablukanın enerji arzının yanı sıra gübre taşımacılığını da etkileyebileceğini belirtti.
Bu durumun, dünya genelinde gıda güvenliği açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Diplomasi Vurgusu: “Fırsat Değerlendirilmeli”
ABD’nin İran’a yönelik süreci ertelemesi ve müzakere seçeneğine yönelmesi, Almanya tarafından olumlu karşılandı. Wadephul, diplomasi için bir fırsat penceresi oluştuğunu belirterek, tarafların görüşmelere şans vermesi gerektiğini ifade etti.
Almanya’nın bu süreçte katkı sağlamaya hazır olduğu da dile getirildi.
Lübnan Hükümetine Destek Mesajı
Alman Bakan, Lübnan hükümetinin aldığı kararları da değerlendirdi. Ülkede devlet otoritesinin güçlendirilmesine yönelik adımların desteklendiğini belirten Wadephul, bu sürecin önemine dikkat çekti.
Lübnan’ın toprak bütünlüğünün korunmasının öncelikli olduğu vurgulandı.
Uluslararası Hukuk Tartışmalarına Yorum Yapmadı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının uluslararası hukuk açısından değerlendirilmesine ilişkin soruya yanıt veren Wadephul, bu konuda yorum yapmayacağını söyledi.
Konuyla ilgili hukuki değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından görüş bildirileceği ifade edildi.
Tunus’tan Diplomasi Ve Hukuk Vurgusu
Tunus Dışişleri Bakanı Muhammed Ali Nafti ise krizlerin çözümünde diyalog ve diplomatik mekanizmaların önemine dikkat çekti. Uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesi gerektiğini vurguladı.
Nafti, dünya genelinde yaşanan krizlerin etkilerinin azaltılması için ortak çaba gerektiğini belirtti.
Filistin Meselesi Öncelik Olarak Öne Çıktı
Tunus, Filistin meselesinin öncelikli konular arasında yer aldığını ifade etti. Bölgedeki kalıcı güvenlik ve istikrarın, Filistin halkının haklarının iade edilmesiyle mümkün olabileceği belirtildi.
Bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının, çözümün temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.

