Aliyev ve Şi'nin Sıcak Temasları: Ticaret ve Enerjide Büyük Atılımlar
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Tiencin'de düzenlenen 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi'nde bir araya geldi. Bu görüşme, iki liderin ekonomik ve politik meselelerde işbirliğini güçlendirme hedefini yeniden teyit etti.
Stratejik Ortaklıkta Yeni Dönem
Şi Cinping, Azerbaycan ile Çin’in işbirliğini 'kapsamlı stratejik ortaklık' düzeyine taşıdığını vurguladı. 30 yılı aşkın süredir süregelen ilişkilerin daha da ileri taşınması hedefleniyor. Geçmişteki resmi ziyaretlerin, stratejik belgelerin imzalanmasında büyük etkisi oldu ve bu belgeler iki ülke arasındaki güçlü işbirliğinin temel taşı olarak ön plana çıkıyor.
Enerji ve Ticaret Alanlarındaki Atılımlar
Görüşmede enerji, yenilenebilir enerji ve dijitalleşme alanlarında işbirliğinin arttığına dikkat çekildi. Aliyev, Azerbaycan'ın dış politikasında Çin'in kilit ortaklardan biri olduğunu belirtirken, ticaret hacmindeki artışın bu bağları güçlendirdiğini dile getirdi. Ayrıca, "Bir Kuşak, Bir Yol" girişiminin Çin mallarının geçişindeki stratejik önemini vurguladı.
Trans-Hazar Güzergahının Artan Önemi
Aliyev ve Şi, Trans-Hazar güzergahının Azerbaycan toprakları üzerinden geçişini desteklediklerini ifade etti. Bu güzergah, Çin için önemli bir taşımacılık rotası haline geldi ve Orta Koridor üzerindeki yük taşımacılığının artışıyla birlikte daha etkin hale geldi.
Uluslararası Destek ve Barış Süreci
Şi, Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı barışın sağlanması için doğrudan diyaloğun önemine vurgu yaptı. İki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yönündeki olumlu gelişmeler, uluslararası platformlarda da destek buldu. Ayrıca, ŞİÖ ile işbirliğinin genişletilmesi Çin tarafından destekleniyor.
Aliyev, Azerbaycan'ın Tayvan, Hong Kong ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi konularında Çin’in tutumunu desteklediğinin altını çizdi. Azerbaycan'ın, Tayvan'daki gelişmelere yönelik tepkisi ise Çin tarafından olumlu karşılanıyor.
Bu zirve, Azerbaycan ve Çin arasında yeniden işleyen vize serbestisi sonrası turizm sektöründe de yeni fırsatlar sunuyor. İlerleyen dönemde iki ülke arasında kültürel ve ekonomik bağların daha da güçleneceği öngörülüyor.


