İstanbul'da bulunan özel bir üniversitenin mezuniyet töreninde yaşananlar kamuoyunun gündemine taşındı. Tören esnasında açılan ve üzerinde "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" meali yer alan Kur'an-ı Kerim ayetinin yazılı olduğu pankart, bir grup öğrenci tarafından engellenmeye çalışıldı. Pankartın önünün kapatılması ve bu eylemin salondaki diğer bazı kişiler tarafından alkışlarla desteklenmesi, çeşitli tartışmaları beraberinde getirdi. Görüntülerin hızla yayılmasının ardından siyaset dünyasından da olaya ilişkin değerlendirmeler ve tepkiler gecikmedi.

Ömer Çelik'ten sosyal medya üzerinden açıklama
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yaşanan olaya ilişkin resmi sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir mesaj yayımladı. Çelik, pankartta yer alan ayetin ifade ettiği anlama dikkat çekerek, inanç hürriyeti ve ifade özgürlüğü bağlamında bu tür engellemelerin kabul edilemez olduğunu belirtti. Toplumsal değerlere ve inançlara saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Çelik, söz konusu ayeti pankartlarında taşıyan öğrencilere destek verdi.
"Barbarca eylemlerde bulunanlar utansın"
Paylaşımında oldukça net ifadeler kullanan Parti Sözcüsü Çelik, ayetin mesajını savunan ve dillendiren herkese selam gönderdiğini ifade etti. Bu hakikatin görülmesi için çaba sarf edenlerin var olmasını dileyen Çelik, söz konusu değerlerin her zaman kalplerinde bir sancak olarak kalacağını vurguladı. Eylemi gerçekleştirenleri eleştiren Çelik, hakikatin duyulmasını engellemeye çalışanların büyük bir utanç içinde olduklarını dile getirdi. Öğrencilerin eylemini "barbarca" olarak nitelendiren Çelik, bu kişilerin yalnızca kendi alınlarına büyük bir utanç yazdırdıklarını sözlerine ekledi.
Üniversite etkinliklerinde saygı ve hoşgörü beklentisi
Mezuniyet törenleri, öğrencilerin eğitim hayatlarındaki en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Bu kutlama etkinliklerinde öğrencilerin kendilerini, dünya görüşlerini veya inançlarını çeşitli pankartlar aracılığıyla ifade etme pratiklerine sıkça rastlanıyor. Ancak özellikle toplumsal hassasiyetlerin yüksek olduğu dini ve kültürel konularda yaşanan eylemler, zaman zaman farklı tepkilere zemin hazırlayabiliyor. Uzmanlar ve akademisyenler, üniversitelerin farklı düşünce, inanç ve kimliklerin bir arada barış içinde var olabildiği, temel özgürlük alanları olması gerektiğine dikkat çekiyor. Öğrenciler arasındaki karşılıklı saygı ve tahammül kültürünün zedelenmemesi, eğitim kurumlarının asli misyonlarından biri olarak görülüyor. Yaşanan bu son pankart olayı ve ardından siyasilerden gelen açıklamalar, toplumun farklı kesimleri arasında bir arada yaşama ve birbirinin değerlerine saygı gösterme konusunun önemini bir kez daha hatırlattı.
