Piyasa verileri yükleniyor...
ABD'nin masasına kesin ret: İran neden müzakere istemiyor?

Trump "görüşmeler iyi gidiyor" derken Tahran yönetimi iddiaları yalanladı. İran'ın ABD ile masaya oturmayı reddetmesinin arkasındaki stratejik sır ne?

HABERIN DEVAMI

ABD Başkanı Donald Trump, savaşı bitirmek adına "çok iyi ve verimli görüşmeler" yürüttüklerini duyurmuştu. Ancak Tahran cephesi bu tabloyu anında sildi. İranlı yetkililer herhangi bir görüşme trafiğini kesin bir dille yalanlarken, ordu sözcüsü Amerikalıların "kendi kendileriyle müzakere ettiğini" belirterek Washington'un iddialarını boşa düşürdü. İki başkent arasındaki bu keskin uçurum, sadece basit bir fikir ayrılığını değil, kökleri geçmişe dayanan derin bir güvensizliği yansıtıyor.

Görüşme Masasından Savaş Alanına: Güven Neden Çöktü?

Geçtiğimiz yıl boyunca taraflar tansiyonu düşürmek için iki kez nabız yokladı. Umman'ın ev sahipliği yaptığı son turda, ABD'nin nükleer programa dair endişeleri masaya geldi. Fakat her iki diplomatik girişimin hemen ardından İsrail ve ABD savaş uçakları İran'a askeri saldırı düzenledi. Tahran penceresinden bakıldığında, diplomasi masası savaş ihtimalini azaltmak yerine namluların ateşlenmesi için bir zamanlama aracına dönüştü. İşte tam da bu takvimsel çakışma, Trump'ın güncel iddialarını İran gözünde tamamen şüpheli kılıyor.

Sert Söylemlerin Arkasındaki Stratejik Hedef

Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve diğer yetkililer, ateşkes arayışında olmadıklarını ve mücadeleyi sürdüreceklerini ilan etti. Bilgi Konseyi Başkanı, 15 maddelik teklifi elinin tersiyle iterken Trump'ın sözlerini "yalan" olarak nitelendirdi. Ancak veriler, bu keskin reddin diplomasiyi tamamen çöpe atmak anlamına gelmediğini gösteriyor. Çarşamba günü Arakçi, farklı fikirlerin üst düzey liderlere iletildiğini doğruladı. İran, mevcut politikayı "savunmayı sürdürmek" olarak tanımlayarak aslında kapıyı tamamen kilitlemiyor; aksine, olası bir anlaşmanın şartlarını baştan kendi lehine çevirmeyi hedefliyor.

İç Siyasetteki Çatlaklar ve Muhalefetin Beklentisi

Diplomasi denklemini İran'ın iç siyaseti daha da zorlaştırıyor. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan temkinli bir çizgide yürürken, sertlik yanlıları her türlü görüşme fikrine duvar örüyor. Ülke dışındaki bazı İranlı muhalif gruplar ise savaşın rejimi çökerteceği umuduyla askeri saldırıları destekliyor. Öte yandan sivil toplum ve insan hakları savunucuları, Batı ile yapılacak olası bir anlaşmanın, savaş bahanesiyle sıkılaştırılan iç baskıları daha da kalıcı hale getirmesinden korkuyor.

Hürmüz Boğazı Kozu ve 2015 Travması

Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji ve tedarik zincirini nasıl kilitleyebileceğini tüm dünyaya kanıtladı. Bu hamle İran'ın eline devasa bir pazarlık kozu veriyor. Pakistan üzerinden iletilen 15 maddelik ABD teklifi ise nükleer programa, füzelere ve bölgesel müttefiklere sıkı prangalar vurmayı şart koşuyor.

İran için asıl aşılmaz duvar ise geçmişin hayaletleri. 2015 yılında uzun uğraşlarla kurulan nükleer anlaşma, bizzat Trump'ın ilk döneminde tek taraflı olarak bozuldu. Tahran'da hiç kimse yeni bir imzanın kalıcılığına inanmıyor. Washington cephesi iç siyaset için "ilerleme" mesajları verirken, İran reddederek kendi pozisyonunu sağlamlaştırıyor.

İlişkili Haber
Orta Doğu Savaşı piyasaları vurmaya devam ediyor! Son durum 27 Mart

Orta Doğu Savaşı piyasaları vurmaya devam ediyor! Son durum 27 Mart

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...