ABD Temsilciler Meclisi'nde, Başkan Donald Trump'ın desteklediği SAVE Act yasa tasarısına oylamada tek 'hayır' oyu veren Cumhuriyetçi Kongre üyesi Thomas Massie, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Massie, ölüm tehdidi imalarına karşı 'intihar eğilimli olmadığını' belirtti.
Kentucky eyaletini temsil eden Massie'nin, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki açıklaması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Paylaşımın, Temsilciler Meclisi'ndeki oylama prosedürleri konusunda muhafazakâr medya mensuplarıyla yaşadığı hararetli tartışmanın ardından gelmesi dikkat çekti.
Massie, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
'İntihar eğilimim yok. Sağlıklı besleniyorum. Arabamın ve kamyonumun frenleri iyi durumda. Silah konusunda disiplinliyim ve kendim de dahil olmak üzere kimseye silah doğrultmuyorum. Çiftliğimde derin su birikintileri yok ve oldukça iyi bir yüzücüyüm.'
Söz konusu paylaşım, ölüm tehdidi imalarına karşı bir güvenlik vurgusu olarak değerlendirildi. Massie'nin açıklamasına sosyal medya kullanıcılarından destek mesajları geldi.
Marjorie Taylor Greene'den destek
Massie'ye destek verenler arasında, 5 Ocak itibarıyla Kongre'deki görevinden istifa eden eski Cumhuriyetçi Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene de yer aldı. Greene, paylaşım için, 'Bunlar, hiçbirimizin yapmak zorunda kalmaması gereken türden kamuoyu açıklamaları.' ifadesini kullandı.
Bir sosyal medya kullanıcısı ise görevdeki bir Kongre üyesinin kamuoyu önünde 'intihar eğilimim yok' demek zorunda kalmasının dikkat çekici olduğunu belirtti.
SAVE Act nedir?
ABD Başkanı Donald Trump, 3 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçilere seçimleri 'ulusallaştırma' ve 'kontrolü ele alma' çağrısı yapmıştı. Oy kullanırken kimlik ibrazını zorunlu kılmayı ve seçim süreçlerinde daha sıkı düzenlemeler getirmeyi öngören SAVE Act yasa tasarısının hızla geçirilmesini istemişti.
Tasarı, 12 Şubat'ta Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylamada 213 'hayır' oyuna karşı 218 'evet' oyuyla kabul edilerek Senato'ya gönderilmişti.
Thomas Massie son dönemde, Cumhuriyetçi Parti liderliğine yönelik eleştirileri ve Adalet Bakanlığı'na, Jeffrey Epstein dosyalarının sansürsüz açıklanması çağrısıyla da gündeme gelmişti.

