Geçici uzlaşmaya ilişkin AB Konseyinden yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada görüşlerine yer verilen Danimarka Göç ve Entegrasyon Bakanı Rasmus Stoklund, binlerce göçmenin Akdeniz'de hayatını kaybettiğini veya insan kaçakçılarının istismarına maruz kaldığını belirterek, 'Bu sağlıksız ve insanlık dışı sistemi ayakta tutan çekim faktörlerini durdurmak için harekete geçmemiz hayati önem taşıyor.' dedi.
İltica başvuruları esasa girilmeden reddedilebilecek
Yeni düzenlemeyle, AB üyesi ülkelerin 'güvenli üçüncü ülke' kavramını uygulayabileceği durumlar genişletiliyor. Buna göre, bir sığınmacının iltica başvurusu esasına girilmeden reddedilebilecek.
Güncellenen kurallar kapsamında üye ülkeler, 'güvenli üçüncü ülke' uygulamasını üç farklı temelde kullanabilecek:
- Sığınmacı ile üçüncü ülke arasında bağlantı bulunması,
- Sığınmacının AB'ye ulaşmadan önce söz konusu ülkeden transit geçmiş olması,
- AB üyesi bir ülkenin, güvenli kabul edilen bir üçüncü ülkeyle iltica başvurularının AB dışında incelenmesini öngören bir anlaşma veya düzenleme yapması.
Yeni düzenlemeyle ayrıca, sığınmacı ile üçüncü ülke arasında bağlantı bulunması şartı zorunlu olmaktan çıkarılıyor.
Düzenleme, 'güvenli üçüncü ülke' gerekçesiyle başvurusu kabul edilemez sayılan sığınmacıların, karara itiraz etmeleri hâlinde itiraz süreci boyunca otomatik olarak AB'de kalma hakkına sahip olmamasını da öngörüyor. Bununla birlikte, başvuru sahiplerinin mahkemeden AB'de kalma hakkı talep etme imkânı korunuyor.
Yürürlük için resmi onay gerekiyor
Söz konusu geçici uzlaşmanın, yürürlüğe girebilmesi için AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından resmen onaylanması gerekiyor.
'Güvenli üçüncü ülke' kavramı, AB üyesi ülkelerin; sığınmacıların AB dışındaki ve kendileri için güvenli kabul edilen bir ülkede koruma talebinde bulunabilecekleri ve uygun olmaları hâlinde uluslararası koruma alabilecekleri durumlarda, iltica başvurularını esasına girmeden reddetmelerine olanak tanıyor.
AA

