ABD Adalet Bakanlığı tarafından Kongre'ye gönderilen resmi bilgilendirme mektubunda, erişim sürecinin detayları paylaşıldı. Buna göre, Kongre üyeleri Epstein soruşturması kapsamında toplanan ve sayısı 3 milyonu aşan belgenin tamamına, herhangi bir karartma uygulanmadan erişebilecek. Erişim izninin 9 Şubat tarihi itibarıyla başlayacağı bildirildi. Bu adım, dava sürecindeki şeffaflık taleplerine yönelik bir hamle olarak kayıtlara geçti.
Güvenlik Protokolleri ve İnceleme Kuralları
Bakanlık, hassas içeriğe sahip belgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla inceleme sürecini sıkı kurallara bağladı. Sansürsüz belgeler üzerinde inceleme yapmak isteyen Kongre üyelerinin, bakanlığa en az 24 saat öncesinden resmi bildirimde bulunmaları gerekecek. Belgeler dışarı çıkarılamayacak ve yalnızca Adalet Bakanlığı binasında bu iş için ayrılan özel bilgisayarlar üzerinden görüntülenebilecek. Üyelerin inceleme sırasında not almalarına izin verilirken, belgelerin elektronik kopyasını oluşturmaları veya görüntülerini kaydetmeleri yasaklandı.
En küçüğü 14 yaşında olan çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamalarıyla yargılanan Jeffrey Epstein, dava süreci devam ederken hayatını kaybetmişti. Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019 tarihinde ölü bulunmuştu. Olay, soruşturmanın seyrini değiştirmişti.
Dosyalarda Adı Geçen Ünlü İsimler
Dava dosyalarının kamuya açılmasıyla birlikte, belgelerde yer alan isimler dikkat çekti. Açıklanan kayıtlarda Prens Andrew, eski ABD başkanları Donald Trump ve Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore gibi siyasetçilerin yanı sıra aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi tanınmış şahısların isimleri yer aldı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen ortak inceleme sonucunda, kamuoyundaki bazı iddialara yanıt verildi. Yetkililer, ünlü isimlerden oluşan bir 'müşteri listesi' tutulduğuna dair herhangi bir somut kanıta ulaşılamadığını açıkladı. Ayrıca, Epstein'ın üst düzey isimlerin suçlarını örtbas etmek amacıyla öldürüldüğü yönündeki iddiaların aksine, yapılan teknik incelemeler sonucunda şahsın hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığı belirtildi.


