Piyasa verileri yükleniyor...

ABD-İran mutabakatında neler saklandı? Vance ilk kez neden gizlendiğini açıkladı

Yayımlanma Tarihi: 17 Haziran 2026 10:45 | Son Güncelleme Tarihi: 17 Haziran 2026 10:54
ABD-İran mutabakatında neler saklandı? Vance ilk kez neden gizlendiğini açıkladı

ABD ile İran arasında varılan ve cuma günü İsviçre'de resmiyet kazanması beklenen tarihi mutabakatın perde arkasına ilişkin detaylar ortaya çıktı. Hürmüz Boğazı krizinin ardından şekillenen mutabakatın bazı bölümlerinin neden kamuoyundan gizlendiğini açıklayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, finansal iddialara ve askeri senaryolara ilk kez net yanıtlar verdi.

HABERIN DEVAMI

Hürmüz Boğazı'nda yaşanan küresel deniz ticareti ve güvenlik krizinin ardından, taraflar arasında aylarca süren gizli diplomatik temaslar neticesinde şekillenen anlaşma metni cuma günü İsviçre'de resmiyet kazanacak. Sürecin diplomatik boyutuna, finansal iddialara ve askeri senaryolara ilişkin Fox News kanalına kapsamlı açıklamalarda bulunan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, mutabakat metninin neden tamamen kamuoyuyla paylaşılmadığına ve Washington'ın yeni Orta Doğu stratejisine açıklık getirdi.

Beyaz Saray’dan Gizli Maddeler

Hürmüz Boğazı krizinin ardından diplomatik kanalların açılmasıyla şekillenen ABD-İran mutabakatına dair detayları açıklayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, metnin stratejik nedenlerle gizli tutulduğunu belirtti. Finansal iddiaları yalanlayan Vance, mutabakatın amacının rejim değişikliği değil, nükleer programın tamamen tasfiye edilmesi olduğunu vurguladı. Elektronik ortamda taraflarca onaylanan ve cuma günü İsviçre'de imzalanarak resmiyet kazanması beklenen Mutabakat Zaptı, Washington ile Tahran ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ancak metnin bazı bölümlerinin kamuoyundan gizlenmesi siber güvenlik ve dış politika kulislerinde tartışmaları beraberinde getirdi.

Anlaşma metninin tamamının yayımlanmamasının ardında diplomatik bir strateji olduğunu belirten ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, arabulucu ülkelerin taleplerine dikkat çekti. Vance, bu metni tamamen yayımlamama nedenlerinin, arabulucular Pakistan ve Katar'ın kendilerinden bu süreci doğru şekilde sıralamalarını istemesi olduğunu ifade etti. Arap ve Müslüman dünyasında gözetilmesi gereken ciddi hassasiyetler bulunduğunu ve Washington olarak bu dengelere duyarlı bir yaklaşım sergilemeye çalıştıklarını aktardı.

Trump yönetiminin İran'ın iç işlerine ve mevcut yönetim yapısına müdahale edip etmeyeceğine yönelik soruları da yanıtlayan Vance, Rıza Pehlevi'nin iktidara getirileceği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. ABD Başkanı'nın hiçbir zaman amacının Rıza Pehlevi'yi İran'ın yeni lideri olarak iktidara getirmek olduğunu söylemediğini belirten Vance, eğer İran halkı bir değişim istiyorsa ve ayaklanacaksa bunun tamamen kendileri ile hükümetleri arasındaki bir mesele olduğunu, Amerikan dış politikasının bir müdahale aracı olmadığını vurguladı. Washington'ın nükleer tehdide karşı askeri seçeneği de masada tuttuğunu gizlemeyen Vance, sürecin diplomatik ya da askeri yollarla kesin olarak durdurulacağını ifade etti.

"24 Milyar Dolar Tamamen Uydurma"

Anlaşmanın mali boyutu ve İran'a yönelik yaptırımların esnetilmesi karşılığında gizli fonların aktarıldığına dair Amerikan medyasında çıkan haberler Beyaz Saray tarafından yalanlandı. Tahran'a milyarlarca dolar nakit akışı sağlandığı yönündeki iddialara tepki gösteren Vance, kamuoyunda çok fazla bilgi kirliliği dolaştığını ve ABD'den İran'a 24 milyar dolar aktarıldığına dair haberlerin tamamen gerçek dışı ve uydurma olduğunu söyledi.

Analistlerin bu mutabakatı Marshall Planı ile bağdaştırmasını da eleştiren Vance, tarihi Marshall Planı'nın büyük ölçüde Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildiğini, bu senaryoda ise Amerikan halkının bütçesinden çıkan bir kaynak söz konusu olmadığını hatırlattı. Ortaya koydukları vizyonun, İran'ın davranışlarını değiştirmesi durumunda üçüncü ülkelerin buralara yatırım yapmasına ve refah getirecek adımlar atmasına izin vermek olduğunu dile getirdi.

Uranyum Stokları Tamamen İmha Ediliyor

Mutabakat uyarınca Tahran yönetiminin nükleer programında geri adım atmak zorunda kaldığı belirtildi. Anlaşmanın teknik işleyişi ve denetim mekanizmasına göre İran, elindeki tüm zenginleştirilmiş nükleer malzeme stoklarını tamamen ortadan kaldırmayı kabul etti. Uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması, uluslararası kontrol mekanizmalarıyla eş güdümlü olarak doğrulanacak. Davranış ve politika değişikliği somut adımlarla kanıtlanmadığı sürece küresel finansal sistemdeki yaptırımlar kesinlikle kaldırılmayacak.

Yaptırımların esnetilme koşullarını Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden örneklendiren Vance, bölgedeki en önemli müttefiklerinden birinin İran'da bir nükleer enerji santraline yatırım yapmak istemesi durumunda, bunun yolunun küresel finans sistemindeki bazı yaptırımları kaldırmalarından geçtiğini söyledi. Ancak İran tutumunu değiştirip Orta Doğu genelindeki terör finansmanını sonlandırmadığı sürece buna izin vermelerinin mümkün olmadığını ekledi. Suudi Arabistan'ın geçmişten bugüne radikalizmle mücadele ederek geçirdiği yapısal dönüşüme de değinen Vance, İran'ın da benzer bir vizyon sergilemesi durumunda küresel sistemde başarılı bir ülke olmasını destekleyeceklerini belirtti.

Asker Gönderme Baskısı Var

Beyaz Saray'ın iç politikada karşı karşıya kaldığı baskıyı da itiraf eden Vance, şu anda iç sahada Donald Trump'ın yüz binlerce kara birliğini İran'a göndermesini, askeri bir operasyon başlatmasını isteyen agresif bir seçmen grubu olduğunu ifşa etti. Ancak karar mekanizmasındaki sağduyulu insanların bu askeri tırmanış baskısına karşı durması gerektiğini sözlerine ekledi.

Eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nı da eleştiren Vance, Körfez Arap ülkelerinin o anlaşmaya tamamen karşı olduğunu hatırlattı. Önceki anlaşmanın İran'ın bölgesel faaliyetlerini daha da agresifleştirdiğini belirten Vance, yeni mutabakat metninin ise Körfez ülkelerinin tam desteğini aldığını, doğrudan uranyum zenginleştirmeyi hedef aldığını ve çok daha katı bir uluslararası doğrulama mekanizmasına sahip olduğunu vurguladı.

İlişkili Haber
İran ve ABD yüzyılın mutabakatı için masada!

İran ve ABD yüzyılın mutabakatı için masada!

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...