ABD Başkanı Donald Trump, İran görüşmeleri ile ilgili yeni bir açıklama yaparak sürecin önümüzdeki iki gün içinde Pakistan'da tekrar başlayabileceğini duyurdu. Basına yansıyan bilgilere göre, Türkiye iki taraf arasındaki anlaşmazlıkları ve farklılıkları gidermek amacıyla yürüttüğü arabuluculuk çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.
Türkiye'nin Arabuluculuk Rolü Ön Plana Çıkıyor
Bölgesel kaynaklar, taraflar arasında yeni bir müzakere turunun gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu ve Türkiye'nin bu süreçte kilit bir rol üstlendiğini aktarıyor. Cumartesi günü İslamabad'da gerçekleştirilen yirmi bir saatlik kritik görüşme; ABD'li üst düzey yetkililer, Pakistan ve aralarında Türkiye, Mısır ile Umman'ın da bulunduğu arabulucu ülkelerle haftalarca süren yoğun diplomasinin tepe noktası olarak kayıtlara geçti.
Müzakere sürecindeki bu hareketlilik sürerken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Yapılan görüşmede, ABD ile İran heyetleri arasındaki temasların geldiği son nokta tüm boyutlarıyla ele alındı.
Beyaz Saray Yüz Yüze Görüşmelere Açık
ABD yönetiminin, Tahran cephesinin masadaki taleplere olumlu yaklaşması durumunda yeni bir yüz yüze görüşmeye sıcak baktığı ifade ediliyor. Mevcut 21 Nisan tarihine kadar geçerli olan ateşkes süresi dolmadan önce ikinci bir toplantının organize edilmesi ihtimali, Washington çevrelerinde güçlü bir şekilde değerlendiriliyor.
Sahada yaşanan gelişmeler ise diplomatik süreci zorlaştırıyor. ABD'nin İran limanları çevresinde uygulamaya başladığı abluka, bölgedeki tansiyonu artırırken aynı zamanda müzakere masası üzerinde ciddi bir baskı unsuru yaratıyor. Tüm bu zorluklara rağmen diplomatik temasların tamamen kopmadığı ve ateşkes süresinin uzatılmasının da masadaki seçenekler arasında yer aldığı belirtiliyor.
İran Cephesinden Maksimalist Talep Eleştirisi
İslamabad'da yapılan uzun soluklu toplantı, iki ülke arasında son yıllarda kurulan en uzun süreli doğrudan temas oldu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerin son ana kadar olumlu bir havada ilerlediğini belirtti. Ancak ABD cephesinin öne sürdüğü maksimalist talepler ve eş zamanlı alınan abluka kararının diplomatik süreci zora soktuğu İran tarafından vurgulandı.

