Trump, konuya ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Trump, NATO müttefiklerinden çoğunun ABD’nin ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü operasyonlara dahil olmak istemediğini aktardığını belirtti.
“Oysa neredeyse her ülke, yaptıklarımıza şiddetle katılıyordu ve İran’ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olmasına izin verilemezdi” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, ayrıca NATO’nun tek taraflı bir yol olarak görüldüğünü, ABD’nin bu ülkeleri korumak için yüz milyarlarca dolar harcadığını ancak ihtiyaç duyulduğunda aynı karşılığı göremediklerini vurguladı.
Askeri başarı ve bağımsızlık mesajı
Trump, İran ordusu ve farklı kademelerdeki liderlerin hedef alındığını belirterek, bu operasyonların ardından NATO ülkelerine ya da Japonya, Avustralya ve Güney Kore’ye artık ihtiyaçlarının olmadığını dile getirdi.
“Böylesine büyük bir askeri başarı elde etmiş olmamız nedeniyle artık NATO’nun yardımına ‘ihtiyacımız’ yok ya da istemiyoruz. Asla ihtiyacımız olmadı” şeklinde konuştu.
Hürmüz Boğazı ve NATO’nun geleceği
Trump, daha önce yaptığı bir açıklamada, NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağlamamasının, NATO’nun geleceği açısından ciddi bir risk oluşturacağını ifade etmişti.
Bu açıklamalar, bölgedeki gerilim ve ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte değerlendirildiğinde, Trump’ın NATO’ya karşı sert bir mesaj verdiği yorumlarına yol açtı.
Bölgesel çatışma ve can kaybı
ABD ve İsrail, Tahran ile Washington arasındaki müzakereler sürerken 28 Şubat’tan itibaren İran’a askeri operasyon başlattı. İran ise İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerine füze ve İHA saldırılarıyla karşılık verdi.
İranlı yetkililere göre, saldırılarda ölü sayısı 1348’i, yaralı sayısı ise 17 bini geçti. Operasyonlar sırasında İran lideri Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey yetkili de hedef alındı.

