ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir toplantıda Orta Doğu ve küresel dış politika gündemine dair kritik açıklamalarda bulundu. İran'a uygulanan deniz ablukası ve nükleer pazarlıklar konusunda geri adım atmayacağını belirten Trump, yaptırımların sonuç verdiğini vurguladı.
"Abluka Dahice Bir Hamle": Nükleer Anlaşma Şartı
Beyaz Saray'da Artemis 2 ekibini ağırladığı sırada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, İran'ın limanlarına yönelik sürdürülen deniz ablukasının geleceğine değindi. ABD Başkanı, İran nükleer silahlardan tamamen arınacağı bir anlaşmayı kabul etmediği sürece bu kısıtlamaların kalkmayacağını ifade etti.
Süreci askeri ve ekonomik bir başarı olarak nitelendiren Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Uyguladığımız abluka dahice bir hamle ve yüzde 100 çalışıyor. Artık hiçbir askeri güçleri kalmadı, ekonomileri tamamen çökmüş durumda. Yapacakları tek şey teslim olmak. 'Pes ediyoruz' demeleri yeterli olacaktır."
İran'ın nükleer programı konusunda tavizsiz olduklarını yineleyen ABD Başkanı, Washington'un güvenlik endişelerini tam olarak gidermeyen hiçbir alternatif anlaşmayı masaya dahi almayacaklarını belirtti.
Kral Charles ve NATO İttifakı Değerlendirmesi
Toplantının bir diğer önemli başlığı ise İngiltere Kralı Charles'ın son dönemdeki açıklamaları oldu. Trump, Kral Charles'ın NATO ittifakı ve Ukrayna konusundaki birlik mesajlarını değerlendirdi. Kral'ın vatansever bir lider olduğunu belirten Trump, onun açıklamalarından herhangi bir olumsuz anlam çıkarmadığını dile getirdi.
Trump, İngiltere Kralı ile olan ilişkisine ve onun dış politika vizyonuna dair dikkat çekici bir iddiada bulundu. Mevcut İngiltere hükümetinin aksine Kral Charles'ın ABD stratejilerine daha yakın durabileceğini ima eden Trump, şu değerlendirmeyi yaptı:
İran Konusunda Destek: Trump'a göre, karar yetkisi kendisinde olsaydı Kral Charles, İran meselesinde ABD'ye muhtemelen daha fazla yardım ederdi.
Ukrayna Stratejisi: ABD Başkanı, Charles'ın Ukrayna konusundaki Amerikan önerilerini dinlemeye ve desteklemeye daha yatkın bir figür olduğunu savundu.
"Ekonomi Tamamen Çökmüş Durumda"
İran'ın içinde bulunduğu ekonomik durumu da gündeme getiren Trump, liman ablukasının stratejik bir darbe vurduğunu iddia etti. Tahran yönetiminin direncinin kırıldığını savunan ABD yönetimi, diplomatik çözümün ancak Washington'un belirlediği sert nükleer kısıtlamaların kabulüyle mümkün olacağının altını çizdi.
İran'ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceklerini vurgulayan Trump, bölgedeki askeri ve ekonomik baskının nükleer anlaşma sağlanana kadar kararlılıkla sürdürüleceği mesajını vererek konuşmasını tamamladı.
