Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump yönetimi, ulusal güvenlik politikalarında sert bir değişikliğe giderek 'yüksek riskli ülke' kategorisinde değerlendirilen 19 ülkenin vatandaşlarına yönelik tüm iltica süreçlerini durdurdu. ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) tarafından yayımlanan resmi bilgi notunda, söz konusu ülkelerden gelen iltica başvuruları ve göçmenlik yardım taleplerinin süresiz olarak askıya alındığı bildirildi.
Kurum personeline gönderilen yönergede, 'kapsamlı bir inceleme yapılana kadar yabancının uyruğu ne olursa olsun, tüm I-589 Formlarını (İltica ve Sınır Dışı Edilmeme Başvurusu) ve yardım taleplerini dondurun' talimatı verildi. Bu karar, halihazırda işlemde olan dosyaları da kapsayacak şekilde genişletildi.
Listede Hangi Ülkeler Var?
Uygulamanın kapsamı, Trump'ın 5 Haziran'da imzaladığı başkanlık kararnamesine dayanıyor. Bu çerçevede seyahat yasağı getirilen Afganistan, Myanmar, Çad, Kongo Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi, Eritre, Haiti, İran, Libya, Somali, Sudan ve Yemen listede başı çekiyor.
Ayrıca seyahat kısıtlamaları uygulanan Burundi, Küba, Laos, Sierra Leone, Togo, Türkmenistan ve Venezuela vatandaşları da bu 'yüksek riskli 19 ülke' sınıflandırmasına dahil edilerek iltica hakları askıya alındı.
Washington'daki Saldırı Bardağı Taşırdı
Alınan bu sert kararın arkasında, 26 Kasım tarihinde başkent Washington'da yaşanan ve güvenlik endişelerini zirveye taşıyan saldırı yatıyor. Beyaz Saray yakınlarında görev yapan iki Ulusal Muhafız askerine düzenlenen silahlı saldırıda, 20 yaşındaki Sarah Beckstrom hayatını kaybederken, 24 yaşındaki Andrew Wolfe yaralanmıştı.
Federal Soruşturma Bürosu (FBI), saldırının faili olarak 29 yaşındaki Afganistan uyruklu Rahmanullah Lakanwal'ın yakalandığını duyurmuştu. ABD Savcılığı, zanlının birinci derece cinayetle yargılanacağını açıkladı.
Saldırganın Geçmişindeki CIA İddiası
Olayın ardından ABD basınında yer alan iddialar, saldırganın profili hakkında çarpıcı detayları gündeme getirdi. Lakanwal'ın, Afganistan'da henüz 15 yaşındayken ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ile çalışmaya başladığı, ancak görev yaptığı birlikte yaşanan kayıplar ve operasyonlar nedeniyle psikolojik rahatsızlık duyduğu öne sürüldü.
Saldırının ardından güvenlik tedbirlerini artıran ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Başkan Trump'ın talimatıyla Washington'a 500 yeni asker sevk edileceğini ve başkentteki Ulusal Muhafız sayısının artırılacağını duyurdu.


