ABD'nin sürekli artan gümrük vergileri ve Çin'in küresel ticaretteki artan hakimiyeti, Brüksel ve Yeni Delhi'yi uzun süredir devam eden serbest ticaret anlaşması (STA) görüşmelerinde uzlaşmaya zorladı. Yaklaşık 19 yıldır süren müzakereler, 27 Ocak'ta Yeni Delhi'de düzenlenen 16. Avrupa Birliği-Hindistan Zirvesi'nde sonuçlandı.
Küresel ekonomik üretimin yaklaşık dörtte birini kapsayan anlaşma, uluslararası ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde 'tarihi bir adım' olarak değerlendirildi.
Anlaşmanın, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde uyguladığı yüksek tarifelere karşı stratejik bir adım olduğu yorumları öne çıktı. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, anlaşmayı 'tüm anlaşmaların anası' olarak nitelendirerek, yaklaşık 2 milyar kişi için büyük fırsatlar sunduğunu söyledi.
Modi, bunun yalnızca bir ticaret anlaşması olmadığını, ortak refah için yeni bir yol haritası oluşturduğunu vurguladı.
AB'den Korumacılığa Karşı Mesaj
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, anlaşmanın kurallara dayalı işbirliğinin hala güçlü sonuçlar doğurabildiğini gösterdiğini belirtti. Sürecin, korumacı politikalara karşı bir 'Avrupa modeli' sunduğunu ifade etti.
Von der Leyen, AB ve Hindistan'ın dünyanın en büyük demokrasileri arasında ekonomik olarak kazanç sağlayacak 2 milyarlık bir serbest ticaret alanı oluşturduğunu dile getirdi.
Vergilerde Büyük İndirimler
Anlaşma kapsamında AB menşeli ürünlerin yüzde 96,6'sında gümrük vergilerinin tamamen kaldırılması ya da sembolik seviyelere çekilmesi öngörülüyor. Bu sayede Avrupalı şirketlerin yıllık yaklaşık 4 milyar avro gümrük tasarrufu sağlaması bekleniyor.
AB'nin Hindistan'a ihracatının 2032'ye kadar iki katına çıkması hedefleniyor.
Hindistan'da otomotiv sektöründeki yüzde 110'luk gümrük vergisinin, kademeli olarak yüzde 10'a düşürülmesi planlanıyor. Yıllık 250 bin araçlık kota uygulanacak olması, Alman üreticilerin pazardaki payını artırabilecek bir unsur olarak görülüyor.
Makine ve kimyasallarda mevcut yüksek vergilerin büyük ölçüde kaldırılması, kalanların ise 10 yıl içinde sıfırlanması öngörülüyor. Avrupa şarapları, bira ve zeytinyağında da önemli vergi indirimleri dikkat çekiyor.
AB'nin hassas tarım ürünleri olan sığır eti, tavuk eti, pirinç ve şeker anlaşma dışında tutulurken, Hindistan'dan yapılacak ithalatın AB'nin sıkı gıda güvenliği kurallarına tabi olmaya devam edeceği belirtildi.
İş Gücü ve Mobilite Boyutu
Anlaşmanın sosyal ayağını oluşturan 'mobilite çerçeve anlaşması', Avrupa'daki iş gücü açığını azaltmayı hedefliyor. Başta Almanya olmak üzere iş gücü ihtiyacı bulunan ülkelere Hintli uzmanların göçünün kolaylaştırılması, vize süreçlerinin hızlandırılması ve bürokrasinin azaltılması planlanıyor.
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsüne (IfW) göre anlaşma, her iki tarafın GSYH'sini yıllık yüzde 0,13 artırabilir. 2024-2025 döneminde 136 milyar doları aşan ikili ticaret hacminin, 2030'a kadar 200 milyar doları aşması hedefleniyor.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için önümüzdeki 5-6 ayda yasal incelemelerin tamamlanması ve Avrupa Parlamentosu'nun onayı gerekiyor. 2026 sonuna kadar tam kapasiteyle uygulanması planlanıyor.
AB İLE HİNDİSTAN ARASINDA GÖRÜŞMELER NE ZAMAN BAŞLADI?
Zirvede ayrıca AB-Hindistan güvenlik ve savunma ortaklığı kurulması konusunda mutabakata varıldı. Bu adımın, Hindistan'ın Rusya ile olan geleneksel askeri ilişkilerini dengelemeyi amaçladığı ifade edildi.
Çin'in 'Kuşak ve Yol' girişimine alternatif altyapı projelerinin hızlandırılması da anlaşmanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.
AB ile Hindistan arasındaki ticaret görüşmeleri ilk olarak 2007'de başlamış, 2013'te durdurulmuş ve 2022'de yeniden canlandırılmıştı. Sürecin hızlanmasında, ABD'de değişen siyasi iklim ve Trump'ın uyguladığı yüksek tarifelerin belirleyici olduğu kaydedildi.
Analistler, anlaşmanın ticari kazançlarının yanı sıra küresel tedarik zincirlerinde Çin'e alternatif oluşturma hedefi taşıdığına dikkat çekiyor.

