Avrupa Parlamentosu üyeleri (MEP), AB'nin sürdürülebilirlik raporlaması ve durum tespiti (due diligence) kurallarında kapsamlı bir değişikliğe giderek denetime tabi olacak şirket sayısını ciddi oranda düşürdü. Salı günü onaylanan kararla birlikte, insan hakları ve ekolojik hakları korumaya yönelik yasaların kapsamı daraltılırken, üye devletler arasında adalete erişimi uyumlu hale getiren hükümler de kaldırıldı. Yeni düzenlemeye göre, sosyal ve çevresel raporlama zorunluluğu yalnızca 1.000'den fazla çalışanı ve yıllık net cirosu en az 450 milyon avro olan şirketler için geçerli olacak. Daha kapsamlı bir inceleme gerektiren 'durum tespiti' yükümlülüğü ise sadece 5.000'den fazla çalışanı ve yıllık net cirosu en az 1,5 milyar avro olan dev şirketlere uygulanacak. Üstelik bu ikinci şartın yürürlüğe girmesi 2029 yılına kadar ertelendi.
'İş Yaratıcılarını Dinledik' Savunması
Parlamentoda yapılan oylama, şirketlerin iş modellerinin sürdürülebilir bir ekonomiye geçişle nasıl uyumlu olduğunu göstermelerini zorunlu kılan 'geçiş planları' maddesini de durum tespiti kurallarından çıkardı. Merkez sağ Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesi İsveçli milletvekili Jörgen Warborn, kararı AB genelinde kuralları basitleştirme çabalarının 'önemli bir ilk adımı' olarak savundu. Warborn, 'Parlamento, Avrupa'daki iş yaratıcılarının endişelerini dinledi. Geniş bir çoğunlukla desteklenen bugünkü oylama, Avrupa'nın sürdürülebilirlik hedeflerini rayında tutarken tarihi maliyet indirimleri sağlıyor' ifadelerini kullandı. Oylamada metin 428 lehte ve 218 aleyhte oyla kabul edildi.
Yeşil Gruplardan Sert Tepki: 'Bu Bir İhanet'
Karar, yeşil gruplar ve insan hakları savunucuları tarafından büyük tepkiyle karşılandı. EPP'nin aşırı sağ ile ittifak kurarak dosyayı sulandırdığı eleştirileri yükselirken, ABD ve Katar'dan gelen dış baskıların da süreçte etkili olduğu iddia edildi. Avrupa Kurumsal Adalet Koalisyonu Direktörü Nele Meyer, oylamayı 'dünya çapında kurumsal istismardan zarar gören insanlara ve topluluklara ihanet' olarak nitelendirdi. Meyer, kanıtlara dayanması gereken bir dosyanın dış baskılarla şekillenmesinin endişe verici olduğunu vurguladı. WWF'in Avrupa şubesinden Mariana Ferreira ise muhafazakar bloğun giderek aşırı sağ gündemlerle hizalandığını ve bilime dayalı kanıtları bir kenara ittiğini belirtti.
Lobi Faaliyetleri ve Çıkar Çatışması İddiaları
Avrupa Komisyonu, AB'nin rekabetçilik gücünü artırma bayrağı altında yeşil kuralları geri çekme sürecine liderlik ediyor. Eleştirmenler, bu adımları 'kuralsızlaştırma' olarak yorumluyor. Araştırma grubu Somo, bu ayın başlarında aralarında büyük ABD'li petrol firmalarının da bulunduğu 11 şirketin, kuralların kilit hükümlerini kaldırmak için perde arkasında çalıştığını ortaya çıkarmıştı. Dosyadan sorumlu milletvekili Warborn hakkında ise lobicilik grubu SME Europe'un başkanı olması nedeniyle çıkar çatışması şikayetinde bulunuldu. Warborn iddiaları reddederek, suçlamaların siyasi motivasyonlu olduğunu ve oylamayı etkilemek amacıyla yapıldığını savundu.
The Guardian


