Birleşmiş Milletler (BM) üyesi 22 Arap ülkesinin oluşturduğu BM Arap Grubu ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyelerinin de aralarında bulunduğu 80'den fazla ülke ve kuruluş, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'da başlattığı 'arazi kayıt süreci' kararını kınadı.
New York'taki BM Genel Merkezi'nde yapılan ortak açıklamada, söz konusu kararın Filistinlilere ait toprakların gasbını 'resmi hale getireceği' ifade edildi.
'Tek Taraflı Kararlar Derhal Geri Alınmalı'
Riyad Mansur, 80'den fazla ülke ve organizasyon adına yaptığı açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'daki 'yasa dışı varlığını genişletmeyi amaçlayan' tek taraflı kararlarını ve önlemlerini şiddetle kınadıklarını belirtti.
Mansur, bu tür adımların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine aykırı olduğunu vurgulayarak, kararların derhal geri alınması gerektiğini söyledi.
1967'den bu yana işgal altında bulunan Doğu Kudüs dahil Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm girişimlerin reddedildiği ifade edildi. Ayrıca, ilhak girişimlerine güçlü şekilde karşı çıkıldığı belirtildi.
Barış Sürecine Zarar Uyarısı
Açıklamada, söz konusu önlemlerin uluslararası hukuku ihlal ettiği ve bölgedeki barış ile istikrar çabalarını olumsuz etkilediği kaydedildi. Kapsamlı bir barış anlaşmasına ulaşma ihtimalinin bu politikalar nedeniyle tehlikeye girdiği ifade edildi.
Mansur, İsrail'e BM kararları ve uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerini hatırlatarak, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve iki devletli çözüm hedeflerine bağlı kalındığını vurguladı.
İsrail'in Arazi Kayıt Süreci Kararı
İsrail devlet televizyonunda yer alan habere göre, Tel Aviv yönetimi Batı Şeria'da 1967'den bu yana ilk kez arazi kayıt sürecini yeniden başlatma kararı aldı.
Teklifin, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Adalet Bakanı Yariv Levin ve Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından sunulduğu ve hükümet tarafından onaylandığı bildirildi.
Karar kapsamında, Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 61'ini oluşturan ve İsrail kontrolünde bulunan C bölgesindeki toprakların 'devlet mülkü' olarak kaydedilmesi planlanıyor. Sürecin mülkiyet tescili, satış izinleri ve harç tahsilatını kapsadığı; Filistin yönetiminin bu bölgelerdeki yetkilerinin fiilen devre dışı bırakılmasının öngörüldüğü belirtildi.
İsrail basınında yer alan bilgilere göre, 2030 yılına kadar C bölgesinin yaklaşık yüzde 15'inin kademeli şekilde tescillenmesi hedefleniyor.
İsrailli yetkililer kararı 'yerleşim faaliyetlerini güçlendirme' adımı olarak savunurken, Filistin tarafı ve bazı bölge ülkeleri söz konusu girişimi Batı Şeria'nın fiilen ilhakına zemin hazırlayan bir adım olarak değerlendiriyor.

